G. Gedik | Teknoloji Bülteni

Emre Çevikol tarafından 09-10-09 tarihinde yazıldı.
Yorum Yap
| Kategori: Sektörden, Teknoloji

Apple Tablet dedikoduları geçtiğimiz hafta iyice ayyuka çıktı diyebiliriz. Cihaz hakkında detaylı bilgiler paylaşıldı ve resmi açıklama, hatta lansman tarihi bile konuşuldu. Ayrıca 2003 yılından beri üzerinde çalışıldığı söylenen bu ürünle ilgili olarak, Steve Jobs’ın daha önce 2 defa ürünü son aşamada iptal ettiğini öğrendik. Daha önce çeşitli sorunlar (pil ömrü, grafik performansı vb…) gibi sebeplerle ticarileşmemiş olan bu proje, tahminlere göre 2010 Q1, hatta tam tarih bile telaffuz etmek gerekirse Ocak 19’da resmi olarak duyurulacak. Ekranı 10.6¨ olacağı belirtilen ürünün hedefinde ise basılı ürünler var bu sefer! Hatta Apple’ın şimdiden pek çok yayınevi ile iletişimde olduğu, onlarca kitap, dergi, gazete ve benzeri basılı mecraları bu yeni ürün ve iTunes sayesinde dijital ortama hiç olmadığı kadar başarılı bir şekilde aktarmak peşinde olduğu konuşuluyor. Tabi tüm bunlar söylenti de olsa, gerçeğe yakın bilgiler olduğunu kabul etmemek hata olur sanırım… Açıklamalar, ve Apple’ın yeni hamlesi ile ilgili çok daha detaylı bilgi için aşağıdaki adresleri ziyaret edebilirsiniz…

http://mashable.com/2009/09/29/apple-tablet-iphone-os/

http://gizmodo.com/5370252/apple-tablet-aiming-to-redefine-newspapers-textbooks-and-magazines

Apple’dan bahsetmişken hızlı bir şekilde birkaç önemli gelişmeyi daha paylaşalım.

Nisan ayında 1 milyarı, Temmuz’da 1,5 milyarı aşan AppStore download sayıları, geçtiğimiz hafta 2 milyarı da aştı. Apple’ın kendi web sitesinden duyurduğu istatistikleri de paylaşmak gerekirse, AppStore’da şu anda 85.000′den fazla uygulama bulunuyor. Bu uygulama sayısı ile Apple AppStore dünyadaki en büyük uygulama satan dijital pazar ünvanını açık ara ile koruyor.

Bir diğer önemli gelişme ise geçtiğimiz aylarda Apple’ın yaptığı bir satınalma. PlaceBase adlı firmayı satın alan Apple, son dönemlerde Google ile arasındaki sürtüşmelere bir misilleme yapıyor diyebiliriz. Zira Google’ın iPhone üzerindeki Maps egemenliğine son verebilecek, ve Apple’ın kendi Maps uygulamasını hazırlamasına yardımcı olacak know-how, bu satınalma ile Apple’a katılmış oluyor. ‘‘Lokal Arama’‘nın gitgide daha da önemli, ve çok kıymetli olduğunu düşünürsek, Apple gelecek için bu alanı Google ile paylaşmak istemiyor gibi görünüyor…

Aylar önce duyurulan Google Wave sonunda closed beta döneminde girdi. İlk aşamada 100K davetiye dağıtan Google, ‘‘E-Mail günümüzde icat edilse nasıl olurdu?’’ sorusu üzerinden yola çıkarak yeni nesil bir iletişim, paylaşım ve beraber çalışma (collaboration) platformu olarak sunuyor bu ürünü. İlk başta biraz karışık gelse de, getirdiği kolaylıklar oldukça etkileyici. Henüz yorum yapmak için erken olabilir, ilerleyen aylarda Google Wave’in gücünü ve kullanımını eminim çok daha iyi görebileceğiz. Ancak asıl kafaları kurcalayan soru, belki de şu anda sosyal medyada yaşadığımız gürültünün de Wave’e taşınabileceğini ve bu bilgi kalabalıklığının yaratabileceği verimsizliği Google Wave’in nasıl aşacağı… Göreceğiz :)

Twitter’ın bir süre önce duyurduğu Location API’ı da bu arada hayata geçti. Artık Tweet’lerimiz -eğer istersek- o anki lokasyonumuzu da verecek. Bu bilgiyi bazı 3rd partiler farklı şekillerde gömebiliyorlardı tweet’lere, ancak Twitter’ın native olarak bu desteği vermesi herkes için bir standart oluşturacağı için çok daha kolay ve verimli olacaktır. Lokasyon desteğinin önemini düşündüğümüzde bu gelişmenin ne kadar kritik bir hale geldiğini çok daha net şekilde görebiliriz. Lokasyon gibi önemli bir bilginin, Tweet içine gömülmesi, o bilginin önemini bir kat daha arttıracak, ve şimdikilerden çok daha farklı, zengin ve gelişmiş servislerin yakın zamanda ortalıkta yer almasını sağlayacaktır.

Takip edenler hatırlayacaklardır, aylardır gerçek zamanlı web diye diye dilimizde tüy bitmişti :) Gün geçtikçe bunun ne kadar kritik olduğu daha da anlaşılır hale geliyor. Önceleri anlık haberler, kritik kazalar ile gündeme gelen bu konu, daha sonra büyük arama motorlarının ilgisini çekmiş, kendilerinin arama konusunda Twitter’ın gerisinde kaldıklarını anlamalarını sağlamıştı. Bu konuda farklı yöntemlerle kendilerini geliştirmeye çalışan Google ve Microsoft (Bing), Twitter ile detaylı data-mining görüşmelerine başlamışlar bile… Twitter’ın ana feed’ini lisanslı bir şekilde bu iki firma ile paylaşmasının ve bu şekilde arama sonuçlarına dahil edilmesinin ücretinin milyon dolarlar seviyesinde olduğu ve aynı zamanda gelir paylaşımlı bir modele bile oturabileceği konuşuluyor. Yakın zamanda ne olacağını kestirmek zor, ancak tüm bunların Twitter’ın hoşuna gittiği su götürmez bir gerçek sanırım… :)

http://mashable.com/2009/10/08/twitter-search-deals/

Toplamda 30.000‘den fazla Hotmail, Gmail, Yahoo, AOL hesaplarının şifrelerinin çalındığını, ve tüm bunların internete sızdığını biliyor muydunuz? Sektörde çok ciddi bir phishing olayının yaşandığı çeşitli kurumlar tarafından açıklanmış durumda. Google, hesap bilgileri ele geçirilen kişileri uyararak acil olarak şifrelerini değiştirmelerini tavsiye ediyor. İnternete sızan şifrelere gelince, hemen internetten silinmelerine rağmen bunları download eden pek çok kişi olduğu ve bunları kötü emellerine alet etmek isteyenlerin olacağı da bir gerçek. Siz siz olun, asla kolay hatırlanan şifreler seçmeyin ve asla ama asla aynı şifreyi farklı web servislerinde kullanmayın!

http://mashable.com/2009/10/06/gmail-accounts-exposed/

Birkaç ay önce Skype’ın 3G şebekelerinde kullanımının, hatta bazı ülkelerde AppStore’dan yüklenmesinin bile yasaklandığı, ve bu sebeplerle kıyamet koptuğu düşünüldüğünde bahsedeceğim gelişmenin önemini daha iyi anlayabiliriz diye düşünüyorum. Artık Skype üzerinden, 3G şebekesinde olsak da VoIP iletişim kurabileceğiz, en azından AT&T’de bunun yolunu açtı. İlk yasaklardan birini koyan Almanya’da henüz bir ses olmamasına rağmen yakında benzer yaklaşımları dünya geneline yayılırken görmemiz bizi şaşırtmamalı… Evet, yani artık data paketi ve Skype kredileri ile insanlar cep telefonlarından istediklerini arayabilecekler…

Bahsetmek istediğim son konu ise oldukça dikkat çekici ve ilginç bir uygulama hakkında… Geo-Fashion diye özetleyebileceğim bu, modayı yakından takip edenlerin, özellikle de bayanların hoşuna gideceğini düşündüğüm bu uygulama, her sabah kendi kendimize sorduğumuz bağlantılı iki soruya yanıt veriyor: Bugün hava nasıl acaba? Bugün ne giymeliyim? Uygulamayı iPhone’a yüklediğimizde o günkü hava durumuna ve giysi alternatiflerine göre en uygun kombinasyonları bize öneriyor :) Uygulamalarda sınır yok gerçekten… :)

Göktuğ GEDİK

Paylaş:
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • FriendFeed
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • Twitter

Yorum Yap

Yorum yapabilmek için kullanıcı girişi yapmış olmalısınız.