Internet dünyasının şu sıralar en çok konuştuğu konulardan bir tanesi Chatroulette. Duymamış olanlar için kısaca bir özet geçmek gerekirse, oturuyoruz bilgisayarın başına, açıyoruz www.chatroulette.com’u, “New Game” tuşuna basıyoruz ve karşımıza gelen rastgele bir kişi ile sohbet etmeye başlıyoruz. İstediğimiz anda biz ya da karşımızdaki “Sonraki”ne geçebiliyor. Yani karşımızdakini beğenmediysek tek harekette değiştirebiliyoruz. Bu işlem birkaç dakika içinde o kadar hızlanıyor ki, 1 dakika içerisinde 30-40 farklı kişiyle sohbet etme şansımız bile oluyor! Böyle tuhaf, ama bir o kadar da “addictive” bir şey bu chat ruleti
ChatRoulette’i mutlaka denemenizi tavsiye ederim, ancak dikkatli olmakta fayda var. Zira RJMetrics’in yaptığı araştırmaya göre 8 yeni oyundan 1 tanesinde nüdist yaklaşımlar sergileyenlere denk gelmek olası
Ciddi anlamda erkek ağırlıklı bir kullanıcı kitlesi olan ChatRoulette’teki %13’lük nüdist kısım içinde İngiltere en büyük payı oluşturuyor. Ama merak etmeyin, Almanya ve Fransa ile birlikte ikinciliği paylaşıyoruz
Tüm diğer istatistikler için şu adrese göz atabilirsiniz…
http://techcrunch.com
iPad iPad diye anlatıp duruyoruz, basılı medya değişecek diyoruz ama somut bir şey de gösteremiyoruz değil mi? Buyrun size basılı mecranın yeni formatı!
Viv Mag adlı tamamen dijital bir magazin için Alexx Henry ve arkadaşları Sin City efektlerine benzer bir şekilde hazırlanmış hareketli ve muhteşem bir kapak tasarımı yapmışlar. Kapak tasarımı, derginin içerisindeki bir konunun dijital anlatımını ve bunların nasıl çekildiğini görmek için aşağıdaki adresi ziyaret edebilirsiniz.
http://www.9to5mac.com
Formspring.me adlı daha genç sayılabilecek bir şirket 2.5M USD yatırım aldı. Peki nedir bu formspring.me’nin yaptığı? Sitede hesabımızı açıyoruz, ve tüm arkadaşlarımıza “gelin bana soru sorun” diyerek hesabımızın adresini veriyoruz. Gelen soruları burada yanıtlıyoruz, Twitter ve Facebook gibi sosyal ağlarda da otomatik olarak gösterebiliyoruz. Bu kadar
Son 30 günde 50M tekil kullanıcının ziyaret ettiği sitede 300M’dan fazla soru sorulmuş ve yanıtlanmış.
YouTube herşeye rağmen engel tanımamaya devam ediyor. En büyük video sitesi olan YouTube, güçlü rakipleri olmasına ve Türkiye’de engellenmesine rağmen (Türkiye’yi internette hafife almayalım:)) önemli bir istatistik ile bu sefer gündemde. Siteye her dakika yüklenen videoların toplam süresi artık 24 saati aşmış durumda. 2008’in başında 10 saat olan bu süre, 2 senede katlanarak 24 saati geçtiğimiz günlere geldi. Nasıl bir altyapı, nasıl bir sistem bu yükü kaldırıyor gerçekten inanmak zor…
http://www.iclarified.com
Android’in yükselişi, Android yüklü telefonların pazarda yer edinmeleri ile devam ediyor. Google’ın kendi adıyla piyasaya sürdüğü Nexus One, Motorola Droid kadar başarılı olamasa da, yine de önemli olan konu Android telefonların pazar payında iPhone’un rakibi olarak ciddi anlamda yükseliyor olması. Paralel bir şekilde de Google’ın marketindeki uygulama sayısı artmaya devam ediyor. Ancak malesef bildiğiniz gibi Türkiye’de Android Market henüz yok. Son olarak 30K seviyesini geçen Android Market’taki uygulama sayısı, hala Apple’ın App Store’u ile kapışacak kalitede ve sayıda değil. Ancak uygulama sayısının artması, Android platformunun iPhone platformu karşısında aşağıda kalmaması için çok ama çok gerekli.
http://www.intomobile.com
Mac satışlarının 2010’a çok iyi başladığını ve 2009’a göre %36 artış oranının yakaladığını daha önceden paylaşmıştık. Şubat ayı sonuçları ise çok daha parlak! 2009 şubatına göre %43 artış yakalayan Mac satışları yaklaşık 1 senedir yeni bir MacBook modeli çıkmamasına rağmen hızla artmaya devam ediyor. Analistlerin tahminlerine göre yeni Mac’ler ile birlikte Apple ve Mac ailesi için 2010 altın bir yıl olabilir. Türkiye’de de ufak ufak kıpırdanmalara başlayan Apple ilgisi ile paralel olarak Apple satışlarının da artmaya başladığını söyleyebiliriz. Ancak ülkemizde Apple ürünlerinin satışının önünde 3 temel engel söz konusu: Birincisi Apple ürünlerinin fiyatlarının ABD fiyatlarına göre oldukça yüksek olması, ikincisi ise temel bir kullanıcı kitlesinin ve yol gösterebilecek web sitelerinin olmaması sebebiyle “Acaba zorlanır mıyım?” ya da “Neden Mac’e geçmeliyim?” sorularının doğru yanıtları bulamaması. Üçüncü engel ise bir Apple Türkiye olmaması sebebiyle içerik konusunda Türkiye’nin neredeyse sıfır noktasında durması. Bu 3 konuyla ilgili olarak ABD’deki hareketlenmeyle birlikte Türkiye’de de 2010 senesinin Apple adına hareketli geçeceğini tahmin etmek pek de yanlış olmaz sanırım ![]()
http://www.appleinsider.com
Göktuğ GEDİK

