15–16 Kasım tarihlerinde BootCamp Ventures tarafından düzenlenen 4iX İstanbul Innovation etkinliği, İstanbul Bilgi Üniversitesi Santral Kampüsü’nde gerçekleştirildi. Etkinliğe katılanlar arasında yatırım arayan girişimler, fırsat peşinde koşan yurtiçi ve yurtdışından yatırımcılar ile Internet sektörünün tanıdık yüzleri yer aldı.
Etkinliğin genel formatı daha önceden belirlenmiş 4 ana başlık altında, girişimlerin kendilerini aktardıkları 8 dk’lık sunum ve ardından da yatırımcılardan oluşan panelistlerin soru ve değerlendirmelerinin paylaşılması şeklinde idi. Dijital Medya, Mobil, ICT ve Oyun alanlarında yaklaşık 20 girişim sunum yaptı. Çoğunluğu Türkiye’den olmakla beraber İtalya ve Romanya’dan da girişimler şanslarını deneyerek yatırımcı desteği aradılar. Oturumları sektörün önde gelen blog sitelerinden VentureBeat’in (http://www.venturebeat.com/) kurucusu Matt Marshall yönetti. Matt’in startup dünyasına yakınlığı ve bu alandaki tecrübesi sunumların canlı ve etkileşimli geçmesini sağladı.
Bunun dışında ara panellerde ise “Türk girişimler yabancı yatırımcıların ilgisini nasıl çeker?” veya “Türkiye son dönemde neden yatırımcıların ilgi odağı oldu?” gibi zihin açıcı oturumlar gerçekleştirildi. Yatırımcılar açısından Brezilya, Hindistan ve Çin açılım yapılabilecek pazarlarlar olarak görülürken genç ve dinamik nüfus, artan internet kullanıcı sayısı, internet üzerinden alışveriş yapan kitlenin büyümesi ve geniş band (sabit, mobil) kullanımı yüksekliği gibi unsurlar Türkiye’nin diğer ülkelerin yanında “raising star” konumunda olduğu yatırımcıların ortak dile getirdiği bir nokta idi. Zaten Avrupa’dan bir çok VC (venture capital, risk sermayesi) firmasının etkinliğe katılması da bu durumun açıkça bir tezahürü idi.
Etkinliğin özel konukları arasında Google’dan Mike Cassidy’de vardı. İlginç olduğu kadar etkileyici bir geçmişe sahip olan Mike daha önce başarı ile yürüttüğü 4 girişiminden bahsetti. Amerika’daki dot.com balonunun patlamasından önceki dönemde başlattığı girişimleri 2–3 yıl gibi kısa sürelerde çok yüksek bedeller karşılığında Google, Askjeeves gibi oyunculara satmış. Örneğin girişimleri için pazarlama bütçesi kullanmayıp sektörün etkin dergi ve yayınlarında yer alarak, PR etkinliklerine daha fazla ağırlık vererek sıfıra yakın bir harcama ile şirketlerini pazarlamış. Mike’in “hire fast, fire fast” mottosu da ilgi uyandırdı. Startup gibi küçük firmalarda işe alım hızı ve en doğru yeteneklerin seçilmesinin ne denli önemli olduğuna dikkat çekti.
VC’ler de yatırım yapacakları zaman girişimler ve girişimcilerde neler aradıklarını paylaştılar. Özellikle Pond Ventures’dan Charles Irving’in “rat-catcher” tanımını çok beğendim. İşin içinden gelen, içinde bulunduğu pazarı ve rekabeti çok iyi bilen ekiplere yatırım yapmaya çalıştıklarını, iş planından daha önce ekibin geldiğini söyledi. Bunun dışında girişimciliği desteklemek adına o ülkede başarılı girişimlere imza atmış kişilerin heykellerini dikme önerisi de hoşuma gitti. Bence motivasyonla iş yapmaya yatkın toplumumuzda faydalı etkileri olacaktır. Düşünsenize, yaptığınız yatırım başarılı olduğunda şehrin görünen bir yerinde heykeliniz dikilmiş
Sunum yapan girişimler olgunluk seviyesi açısından farklı noktalarda idi. Kimisi ürününü geliştirip ticari bir noktaya ulaştırmış ve fatura kesmeye başlamışken kimisi ise geliştirme veya prototip aşamasında idi. Girişimcilerin önemli bir kısmı daha önce katıldığım benzer etkinliklerdeki sunumlara göre daha profesyonel, içeriği dolu, ne kadarlık bir yatırım istediğini ve bunu nereye harcayacağını net bir şekilde ortaya koyduklarını söyleyebilirim. ÇeviriOfisi (online çeviri broker hizmeti), Wudya (Oyun), Inomera (Cloud), Hazelcast Software (ICT) ve insanların o anki mutluluk seviyelerini lokasyon-bazlı olarak bildirdikleri “Mappiness” uygulamaları dkkatimi çeken girişimler arasındaydı.
Bundan sonra da benzer etkinliklerin daha sık yapılması ve daha fazla sayıda yerli ve kaliteli girişimin gün yüzüne çıkması ümidiyle…
Bülent YILMAZ
Turkcell | Yeni Teknoloji İşleri

