<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Turkcell Partner Blog &#187; inovasyon</title>
	<atom:link href="http://lab.turkcellpartner.com/blog/tag/inovasyon/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://lab.turkcellpartner.com/blog</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 02 Feb 2012 09:49:36 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>M. Arslan &#124; Steve Wozniak, O Bir Superman!</title>
		<link>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/12/14/m-arslan-steve-wozniak-o-bir-superman/</link>
		<comments>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/12/14/m-arslan-steve-wozniak-o-bir-superman/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Dec 2011 10:02:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Blog Admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnovasyon ve Girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[apple]]></category>
		<category><![CDATA[inovasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Meryem Arslan]]></category>
		<category><![CDATA[steve jobs]]></category>
		<category><![CDATA[Steve Wozniak]]></category>
		<category><![CDATA[turkcell teknoloji zirvesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://lab.turkcellpartner.com/blog/?p=4101</guid>
		<description><![CDATA[Turkcell Teknoloji Zirvesi&#8217;nde sahneye çağrılan, kişisel bilgisayar dönemini başlatan Apple’ın kurucularından Steve Wozniak müthiş bir enerji ile geçmişte neler yaptığını anlatmaya başladığında aklımdan geçen tek şey “bu adam gerçekten dahi” oldu : )
Hakikaten de dâhiymiş. 1950 doğumlu Wozniak’ın özgeçmişi ve icatlarına Wikipedia’dan ulaşabilirsiniz.
Apple’ın bir inovasyon olduğunu söyleyerek söze başlayan Wozniak, Silikon Vadisi’nde yetiştiğini vurguladı. Öncesinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-4102 alignleft" src="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/12/SWozniak.jpg" alt="" width="150" height="178" />Turkcell Teknoloji Zirvesi&#8217;nde sahneye çağrılan, kişisel bilgisayar dönemini başlatan Apple’ın kurucularından Steve Wozniak müthiş bir enerji ile geçmişte neler yaptığını anlatmaya başladığında aklımdan geçen tek şey “bu adam gerçekten dahi” oldu : )</p>
<p>Hakikaten de dâhiymiş. 1950 doğumlu Wozniak’ın özgeçmişi ve icatlarına Wikipedia’dan ulaşabilirsiniz.</p>
<p>Apple’ın bir inovasyon olduğunu söyleyerek söze başlayan Wozniak, Silikon Vadisi’nde yetiştiğini vurguladı. Öncesinde çeşit çeşit meyve bahçeleri ile dolu olan Silikon Vadisi, bugün teknoloji alanında verimli topraklara sahip. O zamanlar orada küçük bir transistör olduğunu söyleyen Wozniak, bilişim macerasının temellerinin oradan topladığı küçük parçaları alıp incelemesi, ben farklı ne yapabilirim sorusunu sürekli kendisine sorması ile atıldığını vurguladı.  İşte Wozniak;</p>
<p>Tellerle çalışıyor, düğmelere basıyor, sürekli kahramanlarla ilgili kitap okuyor, arkadaşlarla sürekli olarak neler yapabileceğimizi konuşuyorduk. Bu yaratıcılık yeteneğinin temel unsurlarından biridir.</p>
<p>( Anlaşılan Wozniak kortekslerini daha o dönemde sağlam tutmuş ve sonunda kişisel bilgisayarı yaratmış.) Bilim fuarlarına katılıyorduk, kendi projelerimizi sunuyor, araştırıp deney yapıyorduk. 9 yaşından itibaren mantık devrelerini öğrenmeye başladım. Tiktakta oyunu ile de kurallar oyununu öğrendim, bunlarla aslında temel elektronik kuralları öğrenmiş oldum. Bulduğum plakaları kaynaklayıp radyo yapıyordum.  Radyo Tv nasıl çalışıyor bunu öğreniyordum, dalgaların işleyişini öğreniyordum. 10 yaşındayken dış dünya ile böyle iletişim kuruyordum. Kendimi özel hissediyordum, bir süpermendim ben. Ortaokuldayken elektronik kursu aldım. Hocam mükemmeldi, kitaplardan çalışmak yerine uygulamayı öğretiyordu. Hocam beni bir bilgisayar firmasına yolladı, programlama yapıyordum, saniyelerde milyonlarca işlem yapıyordu. Yazdığım ilk program satranç oyunuydu.</p>
<p><strong><em>Her zaman elimdeki kaynaklarla yapabileceğimin en iyisini yapmaya çalıştım</em></strong>, asla yapılanı yapmak istemedim.</p>
<p>Artık bilgisayar hayatımın kalbiydi… Tamamen mantık oyunları üzerinden çalıştım. Sonra çipler ilgimi çekmeye başladı. O zamanlar çipler çok pahalıydı, şimdi ise her yerde çipler var. Çip klavuzlarını incelemeye başladım, bunlarla nasıl bilgisayar tasarlanabileceğini çalıştım. Stanford Üniversitesinin fizik merkezinden buna ilişkin kitapları aldım, PC tasarımını daha az çiple nasıl yapabileceğimi çalıştım. Bilgisayar mühendisi olmaya karar verdim ve bunu babamla paylaştım. Bilgisayar fiyatı ise o zamanlar evimin fiyatı kadardı.  Üniversiteye ara verdiğim yıl yazılımcı olarak işe girdiğim bilgisayar firmasında bana çipler verildi ve bunlarla bilgisayarları tasarlama imkanı bulabildim. 1 li 0 lı düğmelerle tasarladım ve tasarımı Steve Jobs’a götürdüm. Jobs la uzun soluklu arkadaşlığımız böyle başladı. Ortak yönlerimiz vardı. Birlikte Bob Dylon şarkıları dinler çevrede olup bitenlere yeni bakış açıları ile bakmaya çalışırdık. Sosyal hareketlere hayrandık. Jobs yoksul insanlarla ilgilenirdi, Nobel alacak insanlarla çalışmak istiyordu<strong><em>, her zaman daha özgür düşünür, daha hızlı düşünür ve merak ederdi.</em></strong>  Çok iyi arkadaştık 5 yıl sonra Apple’ı kurduk.</p>
<p>Üniversiteye tekrar başladığım dönemlerde mavi kutu denilen bir cihaz keşfedildiğini duyduk. Elektronik cihazlar telefonlara yerleştiriliyordu ve dünyanın her yeri ile iletişime geçilebiliyordu. Biz de bu konuda çalışmaya başladık. Çiplerle doğru ses tonunu elde etmeyi başardık. HP nin hesap makinesi de o dönemin yankılı icatlarından biriydi.</p>
<p>Kullanılan çipler ürünü belirliyordu. Yani inovasyon çipe inmişti.</p>
<p>Daha sonraki dönemlerde bir oyun tasarladım. Tv sinyalleri ve çiplerle birlikte. TV ye video yu ekledim, yatay ve dikey olarak çipleri yerleştirdim. Pedalleri aşağı yukarı hareket ettirerek topla oynayabiliyordunuz.  Jobs bu oyunu gördü ve bana 4 gün içinde  video oyunu tasarla dedi. 4 gece uyumadık, counter çiplerle çalıştık, 1 çip 250 tuğlayı tutuyordu, güç bir tasarımdı. Renkli TV sinyallerinden esinlenerek 1-0 mantığını kurguladım. Sonra pedal ve toplarla oyun yerine karakterlerle oyunu tasarladım. Jobs ise satış yollarını buldu ve ben tasarlıyordum o satıyordu.</p>
<p>Sonra kendi bilgisayarımı hazırlamaya karar verdim, 2 çip kullanarak küçük bir program yazdım, 32 çip yerine 8 çip kullandım. <strong><em>Bu bir devrimdi,  en sevdiğim sözcük devrimdir. </em></strong></p>
<p>Bilgisayar şirketleri yaptığım bilgisayarı sunduğumda bunu kullanamayız dediler. HP ye bu küçük makineyi 800 $ a yapın dedim, 5 kez reddettiler. Şirket kurmaya karar verdik, Jobs’la Apple Computer’ı kurduk. Apple daha önce plak şirketi idi, onu bilgisayar şirketi yaptık. 9 günde şirketin %90 ına sahip olduk. Jobs 50.000 $ lık sipariş almıştı, HP de yıllık maaşım 25.000 $ dı. Bilgisayar parçalarını krediyle aldık, mağazaya götürüp sattık. ABD de ünlü olmaya başladık, dergiler bunun <strong><em>gelecek </em></strong>olduğunu söylüyordu. Ve macera böyle başladı..</p>
<p>Jobs’un tekrar Apple’a dönmesiyle, olgunlaştığını gördüm, kendi şirketinde herşeyi daha iyi öğrenmişti. Sadık müşteri kitlesi yaratmak gerektiğini düşünüyordu. “i”ler böyle ortaya çıktı, farklılaştırılmış ürünlerdi bunlar. Apple insanı iyi hissettirmeyi amaçladı hep.</p>
<p>Bir ara uçak kazası geçirdiğim dönemden sonra 10 yaşındaki çocuklara bilgisayarı nasıl kullanacaklarını öğrettim. Düşünmeyi öğretmenin önemli olduğunu keşfettim. Onların düşünce sistemleri, tepkileri tasarımlarda bana yol gösterdi.</p>
<p>Şimdi şöyle sorular var;</p>
<p>Bilgisayar insan beyni gibi çalışabilir mi ? Düşünme öğretilebilir mi ?</p>
<p>Google’a girdiğinizde her soruya cevap bulabiliyorsunuz, <strong><em>peki insan gibi düşünecek bilgisayarlar yapabilir miyiz ?</em></strong></p>
<p>Gelecekte insan gibi düşünebilen, bilinç sahibi, insanlardan daha hızlı bilgisayarlar ortaya çıkacak. Cihazlar artık kişilik sahibi olmuş durumda, nerede olduğumuzu biliyor, bizi duyuyor ve görüyor, dokunduğunuzda hissediyorlar.</p>
<p><strong>Meryem ARSLAN</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/12/14/m-arslan-steve-wozniak-o-bir-superman/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>M. Arslan &#124; Teknoloji Zirvesi: Artık Türkiye&#8217;nin Zamanı</title>
		<link>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/12/02/m-arslan-teknoloji-zirvesi-artik-turkiyenin-zamani/</link>
		<comments>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/12/02/m-arslan-teknoloji-zirvesi-artik-turkiyenin-zamani/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Dec 2011 14:40:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Blog Admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnovasyon ve Girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[inovasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Meryem Arslan]]></category>
		<category><![CDATA[süreyya ciliv]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji zirvesi]]></category>
		<category><![CDATA[Turkcell]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://lab.turkcellpartner.com/blog/?p=4079</guid>
		<description><![CDATA[Kadir Çöpdemir’in sunumuyla başlayan zirvede ilk sözü Turkcell CEO&#8217;su Süreyya Ciliv aldı. Teknolojinin ileriki zamanlarda bizlere ne sunacağına dair bilgileri büyük bir coşku ile paylaştı. İşte değindiği noktalar;
1983 yılından beri teknoloji dünyasının içinde olan Ciliv&#8217;in çıkardığı en önemli sonuç, her bireyin kendisinin anlayamayacağı derecede yüksek potansiyelinin olduğu. Büyük projeler büyük bir zaman dilimini kapsıyor, hem [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-4081 alignleft" src="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/12/SCilivWozniak.jpg" alt="" width="150" height="152" />Kadir Çöpdemir’in sunumuyla başlayan zirvede ilk sözü Turkcell CEO&#8217;su Süreyya Ciliv aldı. Teknolojinin ileriki zamanlarda bizlere ne sunacağına dair bilgileri büyük bir coşku ile paylaştı. İşte değindiği noktalar;</p>
<p>1983 yılından beri teknoloji dünyasının içinde olan Ciliv&#8217;in çıkardığı en önemli sonuç, her bireyin kendisinin anlayamayacağı derecede yüksek potansiyelinin olduğu. Büyük projeler büyük bir zaman dilimini kapsıyor, hem de takım çalışmasını gerektiriyor. Avrupa’nın 6. Büyük ekonomisine sahip bir ülke olduğumuza değinen Ciliv, potansiyeli yüksek bir ülke olarak daha fazla katma değer üretmemiz gereğinin altını çizdi.</p>
<p>Ekonomik kalkınma ana motor olduğundan kalkınmayı sağlayacak ana unsurun şirketler olduğu aşikar. Şirketler de ancak teknolojiyi işlerine entegre ederek fark yaratabilecek.</p>
<p>Harvard Business School da okurken hocası olan ve Turkcell’e 3 yıl boyunca danışmanlık yapan Michael E.Porter&#8217;ın 19 adet kitabında üzerinde durduğu ana noktanın Strateji=Farklılaşma olduğunu vurgulayan Ciliv, Teknolojinin Moore Yasası gereği 18 ayda gücünü 2 ye katladığını iletti. (Wikipedia ya göre  Moore Yasası; Her 18 ayda bir tümleşik devre üzerine yerleştirilebilecek bileşen sayısının iki katına çıkacacağını, bunun bilgisayarların işlem kapasitelerinde büyük artışlar yaratacağını, üretim maliyetlerinin ise aynı kalacağını, hatta düşme eğilimi göstereceğini öngören deneysel gözlem. )</p>
<p>Apple, cep telefonuna bilgisayar ve interneti taşımada örnek oldu. Şu an dünyada 1,5 milyar kişi internet kullanıcısı. Önümüzdeki 5 yılda 5 milyar kişiye ulaşacağı tahmin ediliyor. Cihazların internete ve buluta bağlanmasında 50 milyar cihazın optimize olması söz konusu. 2010 yılının 4. çeyreğinde akıllı telefon ve tablet satışının toplam PC satışını geçtiği bir döneme tanık olduk.</p>
<p>İnsanlar görsel müptelası, görerek öğrenmek trend. Data formatı bu doğrultuda video olacak. Üniversite öğrencileri okula gitmek yerine, dersleri internette yayınlanan en iyi hocaların videolarından izliyor artık. 2015 te video formatı %15 lere ulaşacak.</p>
<p>Artık gelecek daha bulutlu olacak. Bulut bilişim ile birlikte teknolojinin hayatımıza dokunma sıklığı inanılmaz artacak.</p>
<p>2014 yılında mobil cihazlarla “bulut” bazlı uygulamalara erişen kullanıcı sayısı 1 milyarı bulacak.</p>
<p>2015 te ise en büyük 1.000 Global şirketin %50 si en çok gelir getiren ilk 10 süreçleri için &#8220;Bulut Bilişim&#8221; kullanacaklar.</p>
<p>Örnek : Kore’de Tes-Co şimdi Homeplus olarak faaliyet gösteren market, insanların markete zahmet edip gelmemesi ve metro bekleme koridorlarında mobil tag teknolojisinin avantajını kullanarak vitrinlerde gördükleri ürünleri akıllı telefonlarına okutarak bir süre sonra evlerine gelmesini sağlıyorlar. Bugüne kadar 10.287 müşterinin mağazayı ziyaret etmiş olması projenin ne kadar başarılı olduğunu gösteriyor. Türkiye’de de bu teknolojinin bir market firması tarafından kullanıldığını öğrenmek hepimizde heyecan uyandırdı.</p>
<p>Fransız İnsead’a göre Türkiye’nin mobil networkta nüfusu kapsama oranı %99,7 . Türkiye bu veriyle birinci durumda.</p>
<p>Fiber altyapıda ise Japonya’dan sonra Türkiye 2. Ülke durumunda.</p>
<p>Optimizasyonun ve M2M in önemine değinen Süreyya Ciliv daha sonra teknoloji ile işinde farklılık yaratan 2 firmanın üst düzey yöneticisini sahneye davet etti ve örneklerle farklılaşmanın teknoloji ile nasıl mümkün hale getirildiğini gösterdi.</p>
<p><strong>Meryem ARSLAN</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/12/02/m-arslan-teknoloji-zirvesi-artik-turkiyenin-zamani/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>M. Arslan &#124; Elektronik Kağıt Çağı &#8211; 1</title>
		<link>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/10/11/m-arslan-elektronik-kagit-cagi-1/</link>
		<comments>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/10/11/m-arslan-elektronik-kagit-cagi-1/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Oct 2011 12:08:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Blog Admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[İnovasyon ve Girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[amazon]]></category>
		<category><![CDATA[ekağıt]]></category>
		<category><![CDATA[eMürekkep]]></category>
		<category><![CDATA[inovasyon]]></category>
		<category><![CDATA[kindle]]></category>
		<category><![CDATA[Meryem Arslan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://lab.turkcellpartner.com/blog/?p=3925</guid>
		<description><![CDATA[İnsanoğlu için en önemli buluşlardan birisi olan kağıt, milattan sonra 1. yüzyılda Çin’de yapılmıştır. İcadından yaklaşık olarak 1900 yıl sonra ise kağıt artık elektronik ortamda ürün inovasyonuna örnek teşkil eden yeni versiyonu ile insanlığa “merhaba” diyor.
En son üretilen ve “i2R E-Paper” olarak adlandırılan, Tayvanlı bilim adamları tarafından geliştirilen elektronik kağıt, silinebilir özellikte ve 260 kez [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İnsanoğlu için en önemli buluşlardan birisi olan kağıt, milattan sonra 1. yüzyılda Çin’de yapılmıştır. İcadından yaklaşık olarak 1900 yıl sonra ise kağıt artık elektronik ortamda ürün inovasyonuna örnek teşkil eden yeni versiyonu ile insanlığa “merhaba” diyor.</p>
<p><img class="alignleft" src="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/10/eKagit.jpg" alt="" width="300" height="152" />En son üretilen ve “i2R E-Paper” olarak adlandırılan, Tayvanlı bilim adamları tarafından geliştirilen elektronik kağıt, silinebilir özellikte ve 260 kez kullanılabilir şekilde üretilmiş.<br />
Fax makinelerinde kullanılan termal yazıcıların benzerinin kullanıldığı elektronik kağıt üzerine yazılan yazılar bir düğme ile silinebilecek özellikte geliştirilmiş.<br />
Elektronik ürünler genelde belli bir ağırlığın üzerinde olmasına karşın bu kağıtlar çok hafif ve daha yumuşak. A4 büyüklüğündeki bir e-kağıdın maliyetinin 2 dolar civarında olduğu ve tüketici ile 2 yıl içinde tanışacağı belirtiliyor.</p>
<p><strong>Peki Tayvanlılar bu elektronik kağıdı nasıl geliştirmiş?<br />
</strong>Bu kağıtlar geliştirilirken görüntü cihazlarında tercih edilen elektrot kullanılmamış. Kolestrik likid kristal içeren plastik bir filmle kaplanan kağıtların baskı aşamasında arka ışık gerektirmemesi ve farklı renklerde üretilmesi kolaylıklar arasında yer alıyor.</p>
<p><img class="alignright" src="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/10/gyricon.jpg" alt="" width="200" height="132" /><strong>Peki elektronik kağıt yeni bir teknoloji mi?<br />
</strong>Bugüne kadar elektronik kağıt için birçok teknoloji geliştirildi.<br />
Gyricon olarak adlandırılan elektronik kağıt ilk olarak 1970 yılında  Xerox’un Palo Alto Araştırma Merkezi’nde çalışan  Nick Sheridon tarafından geliştirilmiştir. Gyricon’da genelde 75 ila 106 mikrometre (Milimetrenin binde birine (1/1000 mm, 10^-3 mm), metrenin milyonda birine (1/1000000 m, 10^-6 m) eşit uzunluk birimi) arasında değişen polietilen kürelerden oluşmaktaydı. Her küre bir tarafı beyaz plastik pozitif yüklü, diğer tarafı ise siyah plastik negatif yüklü parçacıklardan oluşmaktadır. Küreler şeffaf silikon sayfasına gömülmüştür, her küre serbestçe dönüş yapmalarını sağlayacak yağ balonuna asılı şekilde yer almaktadır. Yağlı ortam kürelerin serbestçe hareket etmesini, dönmesini sağlar.</p>
<p>Bu kağıtta, voltajın polaritesi (Polarite, Işığın, ve tüm diğer elektromanyetik dalgaların özelliklerinden biridir, titreşim açısıdır, normal şartlarda insan gözü tarafından algılanmaz) ve kürenin beyaz veya siyah yüzünün yukarıya dönük olup olmadığına göre daha sonra belirlenen ve böylece piksel ya da siyah beyaz bir görünüm veren her bir çift elektrota uygulanır. Elektrot çiftine uygulanan gerilimin polaritesine bağlı olarak kürelerin siyah ya da beyaz yönü üste döner. Böylece piksel siyah veya beyaz olarak görünür. Küçük alanlara uygulanan farklı gerilimler de ekran üzerinde istenilen şekil ve görüntülerin elde edilmesini sağlar.</p>
<p>2008 yılında gerçekleştirilen FBD (Flat Panel Display) fuarında Japon şirketi Soken bu teknolojiyi kullanarak elektronik duvar kağıdı ile bir duvar yapmıştır.</p>
<p>Tayvan’da üretilenin aksine bugüne kadar geliştirilmiş elektronik kağıtlar, kağıt üzerindeki mürekkep görünümünü taklit eden ekran teknolojisine örnek teşkil etmektedir. Geleneksel arkadan aydınlatmalı düz panel ekranların aksine elektronik kağıt sıradan bir kağıt gibi ışığı yansıtır.<br />
Esnek elektronik kağıdın görüntü arka yüzünde plastik yüzeyler ve plastik elektronik kullanılmaktadır. Geleneksel ekranlara kıyasla daha rahat okunabilir ve ortamdaki ışığı yansıtmak yerine kendi ışığını yansıtır özelliktedir. İdeal  bir elektronik kağıt doğrudan güneş ışığı altında okunabilir özellikte olmalıdır.<br />
2008 yılı itibariyle e-kağıtlarda kontrast oranı (görüntüdeki en parlak bölüm ile en karanlık bölüm arasındaki fark) gazetelerdeki gibiydi ancak yeni geliştirilen görüntülerle daha iyi kontrast oranları yakalanabilmektedir. Tam renkli görünümü sağlamak için üreticiler arasında sürekli bir rekabet söz konusudur.</p>
<p><strong>Elektronik Kağıdın Geliştirilmesi<br />
</strong>E-Ink Corporation’ın kurucularından Joseph Jacobson tarafından 1990 larda icat edilen elektronik kağıt 2 yıl sonra Philips Components tarafından geliştirilmiş ve pazarlanmıştır.<br />
Elektronik kağıt 2005 yılında Prime View İnternational’a satılmış ve aynı zamanda patenti alınmıştır.  Elektronik kağıtta kullanılan küçük mikrokapsüller, renkli yağa tutulu vaziyette bulunan elektrik yüklü beyaz parçacıklardan oluşmuştur.  Mikrokapsüller altta ve üstte yer alan iki elektrot dizisi arasına sıkışmış sıvı polimer tabakada düzenlenmiştir, üstte yer alan dizi şeffaftır. Levha, korunması için şeffaf plastik ile kaplanır. Kalınlık olarak 80 mikrometre civarında ölçülür, sıradan kağıdın 2 katı kadar bir kalınlığa sahiptir.</p>
<p>Elektrotların ağı ekran devre sistemine bağlıdır, bu sistem belirlenmiş elektrot çiftlerine bir gerilim uygulandığında elektronik mürekkep aktif veya pasif olarak kullanılmaya başlanır. Yüzeye negatif yük uygulanması ile birlikte elektrotlar parçacıkları lokal kapsülün altına iter, siyah boyayı yüzeye çıkmaya zorlar ve pixellere siyah bir görünüm verir. Oluşan ters gerilim tam zıt bir etki yaratır, yani parçacıklar yüzeyden içe doğru itilmeye zorlanır,  pixeller beyaz bir görünüm alır. Sonuç olarak görüntü oluşur ve daha iyi renk kontrolü sağlanır.</p>
<p><strong>Elektronik Kağıt Çeşitleri</strong></p>
<p><strong>Electrophoretic ekranlar-EPD<br />
</strong><img class="alignleft" src="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/10/kindle.jpg" alt="" width="150" height="182" />Az miktarda güç tüketimi ve kağıt benzeri görünümleri vardır. Electrophoretic ekranın en basit uygulaması, çapı yaklaşık 1 mikrometre titanyum dioksit partikülerinin hidrokarbon yağı içinde dağınık olarak tutulumu ile oluşur.  Koyu renkli boya da yağın içine eklenir, yüzey ve şarj molekül parçacıklarının elektrik yükü almasına neden olur. Elde edilen bu karışım iki paralel arasına yerleştirilir, iletken plakalar 10 ila 100 mikrometre arasında bir boşluk ile ayrılmıştır. İki plaka arasına bir gerilim uygulandığında zıt yük taşıyan parçacıklar plakalar arasına geçiş yapacaktır. Parçacıklar ön tarafta bulundurulduğunda, ışığın dağınık vurması nedeniyle arkada yüksek indexli titanyum partikülleri ekranda beyaz bir görünüm alır. Parçacıklar ekranın arka tarafında bulundurulduğunda ışık renkli boya tarafından emildiğinden, ekran koyu görünür.</p>
<p>Ticari anlamda elektroforetik ekran örnekleri arasında, yüksek çözünürlüklü aktif matris görüntüleri içeren Amazon Kindle, Barnes&amp;Noble Nook, Sony Librie, Sony Reader ve iRex iLiad  gibi elektronik kitaplar yer almaktadır. E-ink Corporation tarafından üretilen bu ekranlar elektroforetik görüntüleme filminden yapılır.</p>
<p><strong>Electro-wetting Ekranlar<br />
</strong>Electro-wetting ekranın dayanak noktası uygulanan gerilim ile yüzeye hapsedilmiş su-yağ şeklinin kontrolüdür. Gerilim uygulanmadığında renklendirilmiş yağ, su ile hydrophobic (su geçirmez)  yalıtılmış elektrot arasında bir tabaka olarak yer alır  ve sonuçta renkli pixeller ortaya çıkar.  Elektrode ve su arasına gerilim uygulandığında yalıtım ile su arasındaki ara yüzey gerilimi değişiklik gösterir.  Sonuç olarak yoğunluk hali uzun süre istikrarlı bir şekilde kalmaz ve suyun yağ tarafına geçmesine sebep olur. Bu sonuç kısmen şeffaf pixeller için söz konusudur.</p>
<p>Eğer yansıtıcı özellikte olan beyaz yüzey değiştirilebilir öğeler altında kullanılırsa beyaz pixel ortaya çıkar.  Pixellerin küçük boyutlarda olması nedeniyle kullanıcı sadece yüksek parlaklıkta ve kontrastta değiştirilebilir öğeler elde edilen ve yansıtıcı ekran temelini oluşturan ortalama bir yansımayı deneyimler.</p>
<p>Elektro-wetting temelli ekranlar birçok cazip özelliklere sahiptir. Beyaz ve renkli yansıma arasındaki değişim, video içeriklerinin görüntülenmesinde hız kazandırır.<br />
Düşük voltaj uygulandığında ekranların düz ve zayıf görüntü vermesi ise kaçınılmazdır. Yansıtma ve kontrastlık özelliği diğer yansıtma ekranlarına göre daha iyi sonuçlar vermektedir, aynı zamanda elektronik kağıtlarda da işe yaramaktadır.</p>
<p>Yanısıra, bu teknoloji LCD lere göre 4 kat, gelişmekte olan teknolojilere göre ise 2 kat daha yüksek parlaklık oranına sahiptir. Çok renkli ekranlarda ideal ekran olarak  sunulmaktadır.</p>
<p><strong>Electrofluidic Ekranlar<br />
</strong>Electrofluidic ekranlar Elektrowetting ekranların bir türüdür. Bu ekranlar küçük bir rezervuar içinde sulu pigment yapısının dağılımı şeklinde yer alırlar.  Söz konusu rezervuar &lt;5-10% oranında görüntülenebilen pixellerden oluşur ve bu yüzden de pigmentlerin büyük çoğunluğu görünmez.</p>
<p>Voltaj bu ekran çeşidinde elektro mekanik olarak kullanılır, pigment rezervuardan çekilir ve alt tabakanın arkasında doğrudan bir film şeridi gibi yayılır. Sonuç olarak, alışılagelmiş pigmentlerin kağıda basılmış hali gibi ekran renkli ve parlak görünür. Sıvı yüzey üzerindeki gerilim kaldırıldığında ise  pigment yayılımının rezervuara doğru hızlı bir geri dönüşü gözlenir.</p>
<p><strong>Meryem ARSLAN</strong></p>
<p><strong>Kaynaklar:<br />
</strong><a href="http://www.amazon.com/gp/product/B002Y27P3M/ref=r_kdla_h_i_gl" target="_blank">http://www.amazon.com</a><br />
<a href="http://webtv.sabah.com.tr/webtv/videoizle/silinebilen-ekagit-icat-edildi" target="_blank">http://webtv.sabah.com.tr</a><br />
<a href="http://en.wikipedia.org/" target="_blank">http://en.wikipedia.org</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/10/11/m-arslan-elektronik-kagit-cagi-1/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>C. Aksoy &#124; Steve Jobs’ın Apple Kariyerine Bir Bakış – 2</title>
		<link>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/10/07/c-aksoy-steve-jobs%e2%80%99in-apple-kariyerine-bir-bakis-%e2%80%93-2/</link>
		<comments>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/10/07/c-aksoy-steve-jobs%e2%80%99in-apple-kariyerine-bir-bakis-%e2%80%93-2/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 Oct 2011 11:03:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Blog Admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[İnovasyon ve Girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[apple]]></category>
		<category><![CDATA[inovasyon]]></category>
		<category><![CDATA[steve jobs]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://lab.turkcellpartner.com/blog/?p=3895</guid>
		<description><![CDATA[Macintosh’u tanıttıktan bir yıl sonra, otuzuncu yaş gününde Jobs, uzun ve geniş kapsamlı bir röportaj ile Playboy dergisinde yer aldı. Dergide Jobs hakkında yazılanlar şöyleydi; “Jobs ürünlerini satmak için hiçbir fırsatı kaçırmayan, günün birinde bilgisayarların mutfak gereçleri gibi yaygın olacağından ve telefon veya içten yanmalı motorlar gibi hayatımıza büyük ölçüde etkisi olacağını söyleyen bir devrimci.”
PLAYBOY: [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-3896 alignleft" src="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/10/SJ9.jpg" alt="" width="239" height="151" />Macintosh’u tanıttıktan bir yıl sonra, otuzuncu yaş gününde Jobs, uzun ve geniş kapsamlı bir röportaj ile Playboy dergisinde yer aldı. Dergide Jobs hakkında yazılanlar şöyleydi; “Jobs ürünlerini satmak için hiçbir fırsatı kaçırmayan, günün birinde bilgisayarların mutfak gereçleri gibi yaygın olacağından ve telefon veya içten yanmalı motorlar gibi hayatımıza büyük ölçüde etkisi olacağını söyleyen bir devrimci.”<br />
PLAYBOY: Bilgisayarlarla ilk tanışmanız nasıl oldu?<br />
JOBS: Gördüğüm ilk bilgisayar Hewlett-Packard’taydı. Bizden 10 kişiyi her salı günü çağırırlardı ve bize dersler verip bilgisayarla çalışmamıza izin verirlerdi. İlk gittiğimde sanırım 12 yaşındaydım. O geceyi çok iyi hatırlıyorum. Bize yeni masa üstü bilgisayarlarından birini gösterdiler ve kullanmamıza izin verdiler. Bunlardan bir tane gerçekten çok istiyordum.<br />
PLAYBOY: Sizi onunla ilgili bu kadar heyecanlandıran neydi? Onun potansiyelini sezdiniz mi?<br />
JOBS: Böyle birşey değildi. Sadece çok zarif olduklarını düşündüm ve bir tanesiyle takılmak istedim.</p>
<p><img class="alignright size-full wp-image-3896" src="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/10/SJ10.jpg" alt="" width="238" height="160" />Jobs ve Apple her zaman ayrılmaz bir ikili gibi görünmüş olabilirler, fakat 1985’te Jobs kendini, şirket yetkileri için CEO John Schulley ile mücadele ederken buldu ve çok geçmeden 10 yıl sürecek bir sürgüne gönderildi. Fakat Jobs çok hızlı bir şekilde devam etti. Aynı yıl içinde, Next Bilgisayar’ı kurdu ve bir yıl sonra, başka bir alanda oldukça iyi bir şekilde devam edicek olan Pixar adlı başka bir şirket kurdu.</p>
<p>Jobs yüksek teknoloji endüstrisindeki yerini Next ile yeniden teyit etti. Şirketin Davies Symphony’deki seçkin masa üstü bilgisayarlarını Ekim 1988’de San Fransisko’da tanıttı. William J Hawkins Ocak 1989’da Popüler Bilim hikayesinde Jobs hakkında şunları yazdı; “Salonda toplandık ve Jobs Amerikan girişimciliğini bize en iyi şeklide sundu.”</p>
<p>Next’in finansmanı milyarder H Ross Perot tarafından sağlandı, aynı zamanda Stanford ve Carnegie Mellon Üniversiteleri de destek verdi. Fakat yaratıcı fikirler, Jobs’un mikrobiyoloji üzerine okuması ve biyokimya dalında Nobel ödülü kazanan Paul Berg ile olan iletişiminden ortaya çıktı. Jobs, Davies Hall’daki tanıtımda şu sözleri dile getirdi; “ Bilgisayarlardaki bir sonraki dalgayı tanımlamak için dünyadaki en aykırı ve talep eden bilgisayar kullanıcılarıyla birlikte çalıştık. Bu çalışmadan öğrendiğimiz eğitim seviyesi yüksek kişiler, kişisel bir mainframe istiyorlar.”</p>
<p><img class="alignleft" src="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/10/SJ111.jpg" alt="" />Ağustos 1991’de Jobs ve Microsoft’dan Bill Gates, ‘PC’nin Geleceği’ başlığı altında Fortune Dergisi’nin kapağında yer aldılar (Microsoft Visitor Center Müzesi’nde birkaç yıl önce bir kopyası sergilendi).</p>
<p><img class="alignright" src="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/10/SJ12.jpg" alt="" />Aralık 1996’da Jobs’un Next Computer’ı tarafından geliştirilen Next Software’i Apple firmasının kullanması ve Jobs’un Apple’ın CEO’luğunu yapan Gil Amelio’ya danışmanlık yapması teknoloji dünyasını şaşkına çevirdi. Apple’ın kurucusu çok uzun süre uzak kalamamıştı. Eylül 1997 itibariyle Amelio’nun yerine geçici CEO’luk yapıyordu. Birkaç yıl sonra Ocak 2000’deki Macworld Ticaret şovunda, Jobs, CEO’luk görevini geri aldığını açıkladı. Jobs o sıralar Pixar Animation Studios’un da CEO’luğunu yürütüyordu.</p>
<p><img class="alignleft" src="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/10/SJ13.jpg" alt="" />1997’de Jobs’ın Apple’daki ilk aylarında şirket düşüşteydi. Apple sabit bir karlılık sağlamaya çalışıyordu ve Temmuz 1997’de hisse senetleri 10 yılın en büyük düşüşünü yaşadı. Oracle’dan Larry Ellison şirketi almayı düşündü.</p>
<p>Ve sonra, Microsoft’tan hiç beklenmedik bir yardım geldi. Ağustos 1997’de, Apple Amelio’yu CEO’luğa getirmeyi düşünürken, Bill Gates şirketinin Apple’a 150 milyon dolarlık bir yatırımda bulunacağını bildirdi. Bu yatırımla Microsoft Office, Internet Explorer ve diğer software’lerin Macintosh için verisyonlarını geliştirecekti.</p>
<p><img class="alignright" src="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/10/SJ14.jpg" alt="" />1998’de Jobs, muhtemelen Apple’ın 1990’larda ortaya koyduğu en önemli bilgisayar olan iMac hepsi bir arada dizaynı tanıttı.</p>
<p><img class="alignleft" src="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/10/SJ15.jpg" alt="" />2002’de sahneye çıkan iMac G4 Apple’ın en dikkati çeken dizaynıydı. Apple’ın dizayn gurusu Jonathan Ive CNET’e o zaman için şöyle demişti; “Aslında bunun, orijinal iMac’ten daha az şok edici olduğunu düşünüyorum.”</p>
<p><img class="alignright" src="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/10/SJ16.jpg" alt="" />Nisan 2003’te Apple’ın iTunes Music Store’u, Bob Dylan ve U2’yu da içeren 20 artistin bulunduğu 200,000 bestenin yer aldığı bir liste ile sahneye çıktı.<br />
iTunes şarkıları sadece, OS X işletim sistemi ile çalışan Macs ve iPod’lar için mevcuttu. O yılın ekim ayında, Apple iTunes software ve iTunes Store’un Windows versiyonunu “Hell froze over” sözü altında tanıttı.</p>
<p>Apple Mağazalar zinciri, Mayıs 2001’de ilk mağazaların Virginia ve California’da açılmasının ardından, perakende şatışta adeta bir demirbaş haline geldi. Bu mağazaların en şaşırtıcısı Apple’ın, camdan yapılmış küp şeklinde girişi olan ve en çok satan Manhattan Fifth Ave’deki, mağazasıdır. Jobs bu fotoğrafta, Mayıs 2006’da, dizaynına da katkıda bulunduğu Fifth Ave mağazasının açılışında görülüyor.</p>
<p><img class="alignleft" src="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/10/SJ18.jpg" alt="" width="236" height="138" />Apple iPhone, muhtemelen yüksek teknoloji ve müsteri elektroniği endüstrileri tarihinde en sabırsızlıkla beklenen cihaz olarak, 9 Ocak 2007 Macworld ticaret şovunda, tanıtıldı.<br />
Jobs aynı zamanda Apple Bilgisayar’ın, 30 yıl sonra kendini sadece bir bilgisayar şirketi olarak görmeyeceğini açıkladı ve açıklamasına şöyle devam etti; “Biz bugüne kadar size, Mac, iPod, Apple TV’yi sunduk ve şimdi bunlara iPhone’u da ekliyoruz ve bundan sonra adımızdaki ‘Bilgisayar’ sözcüğünü çıkartıp, adımızı Apple Inc. olarak değiştiriyoruz.”</p>
<p><img class="alignright" src="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/10/SJ19.jpg" alt="" width="179" height="122" />Apple iPad, bilgisayar endüstrisine adeta yeni bir soluk getirdi. Ocak 2010’daki bu fotoğrafta Jobs, tablet bilgisayarı tanıtıyor.</p>
<p><img class="alignleft" src="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/10/SJ20.jpg" alt="" width="210" height="137" />Ocak 2011’de sağlık sorunları nedeniyle izine ayrılan Jobs, durumunun iyiye gitmemesi üzerine Ağustos 2011&#8242;de Apple&#8217;daki görevinden istifa etmişti. Sağlık sorunlarına rağmen Mart ayı başında yapılan iPad 2 tanıtımında hazır bulunan Jobs, etkinliğin kapanışında, Apple’ın ilk yıllarından bugüne kadarki sürece değinen bir sunum yapmış, konuşması esnasında hem Apple&#8217;ın hem de kendisinin felsefesini şu sözlerle özetlemişti; “Apple’ın DNA’sında teknoloji yalın bir şekilde bulunmuyor. Teknoloji, özgür sanat ve insan bilimi ile birleştiği zaman bizi harekete geçiriyor”.</p>
<p><strong>Çeviren:<br />
Ceren AKSOY</strong><a href="http://www.silicon.com/technology/hardware/2011/08/25/photos-steve-jobs-a-look-back-at-the-apple-ceos-career-39747863/" target="_blank">http://www.silicon.com</a></p>
<p>Kaynak:</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/10/07/c-aksoy-steve-jobs%e2%80%99in-apple-kariyerine-bir-bakis-%e2%80%93-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>C. Aksoy &#124; Steve Jobs&#8217;ın Apple Kariyerine Bir Bakış &#8211; 1</title>
		<link>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/10/04/c-aksoy-steve-jobs-n-kariyerine-bir-bakis/</link>
		<comments>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/10/04/c-aksoy-steve-jobs-n-kariyerine-bir-bakis/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 04 Oct 2011 13:02:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Blog Admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[İnovasyon ve Girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[apple]]></category>
		<category><![CDATA[ceren aksoy]]></category>
		<category><![CDATA[inovasyon]]></category>
		<category><![CDATA[pixar]]></category>
		<category><![CDATA[steve jobs]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://lab.turkcellpartner.com/blog/?p=3869</guid>
		<description><![CDATA[Steve Jobs Apple’daki  CEO’luk görevini bırakırken, biz de onun  kurucularından olduğu ikon haline gelmiş elektronik  şirketindeki büyük anlara tekrar bir göz atalım.
20. yüzyıldan 21. yüzyıla geçerken ve biz de dijital çağa daha derinlemesine ilerledik, fakat sadece birkaç kişi Steve Jobs  gibi bu çağı sembolize etmiş ve yönlenmiştir. Apple, otuz yılı aşkın süredir kişisel bilgisayar kullanımını, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/10/SJ1.jpg" alt="" width="120" height="165" />Steve Jobs Apple’daki  CEO’luk görevini bırakırken, biz de onun  kurucularından olduğu ikon haline gelmiş elektronik  şirketindeki büyük anlara tekrar bir göz atalım.</p>
<p>20. yüzyıldan 21. yüzyıla geçerken ve biz de dijital çağa daha derinlemesine ilerledik, fakat sadece birkaç kişi Steve Jobs  gibi bu çağı sembolize etmiş ve yönlenmiştir. Apple, otuz yılı aşkın süredir kişisel bilgisayar kullanımını, Apple I ve orijinal Macintosh’tan, iPod ve iPad’e kadar ikon haline gelmiş  birçok cihazıyla sürekli olarak tanımlamıştır.</p>
<p><img class="alignright" src="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/10/SJ2.jpg" alt="" width="124" height="169" />Jobs, son yıllarda sürekli olarak Apple etkinliklerinde şirketten merakla beklenen cihaz veya software iyileştirmelerini  sahneye çıkıp ortaya koymaktadır.<br />
Bu fotoğrafta Steve Jobs’un dönüm noktası olan akıllı telefonun ilk satışa çıkmasından sadece iki hafta önce software geliştiricilerine, iPhone’dan o zaman dahilinde neler bekleyebileceklerini açıkladığı Apple’ın 11 Haziran 2007 San Fransisko’daki  Worldwide Developers Konferansı’ndan bir görüntüdür.</p>
<p><img class="alignleft" src="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/10/SJ3.jpg" alt="" width="221" height="154" />Ocak 2010 Apple iPad’in sunumu sırasında, Jobs önceleri Apple Company Co ve şu an Apple Inc. olarak bilinen şirketinin kuruluş anını paylaştı. 1976 tarihinden siyah-beyaz fotoğrafta, sağda Jobs olmak üzere, aynı zamanda kuruculardan biri olan Steve Wozniak’i görmekteyiz.</p>
<p><img class="alignright" src="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/10/SJ4.jpg" alt="" width="141" height="196" />Apple’ın ilk bilgisayarı için hazırladığı kullanma klavuzunun kapağındaki resim, devreler ve CRT monitörleri değil bilim, bilgi ve ilham ortaya sunmaktadır. Bu bir tesadüf değildir. Jobs bunula ilgili şu sözleri dile getirmiştir; “Apple’da biz, neredeyse  en başından itibaren, bazı inanılmaz sanslı sebeplerle,  doğru yerde doğru zamanda olmakta şanslıydık. Bir sanatçı ile bir bilim adamı veya mühendis arasında gerçekten çok az bir fark olduğunu düşünüyorum. Bana göre bu kişiler aynı hedefe yönelmiş fakat bu hedefe ulaşmak için ayrı yolları seçen insanlardır”.</p>
<p><img class="alignleft" src="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/10/SJ5.jpg" alt="" width="152" height="191" />Bir yıl sonra, Apple II ile şirket gerçek anlamda yükselişe geçti. Bigisayar Tarihi Müzesi’nin web sayfasında şu ifadeler yer almaktaydı; “Kasa ve güç kaynağı gibi temel parçalarını kullanıcıların tedarik etmek zorunda olduğu  Apple I’in aksine , Apple II tam bir tüketici ürünüydü.  Dizayn ve pazarlama ev, iş ve okul için günlük bir araç olarak sadeliği vurguluyordu”.</p>
<p><img class="alignright" src="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/10/SJ6.jpg" alt="" width="200" height="268" />Şubat 1982’de, Jobs ilk çıkışını, baş makalenin ‘Amerika’nın risk alıcıları’ olduğu,  Atari kurucusu Nolan Bushnell ve FedEx kurucusu Frederick Smith gibi girişimcileri de konu alan Time dergisinin kapağında  yaptı. Apple, o zaman için dünya çapında kişisel bilgisayar marketinin yüzde yirmisinden daha fazlasına sahipti fakat IBM PC’nin ortaya çıkmasını hesap etmesi gerekiyordu.</p>
<p>Time 26 yaşındaki Jobs hakkında şöyle yazmıştı; “Jobs, şirket halka açılmadan 14 ay önce Apple’ın büyümesini yönetmekle çok meşguldu ve kazandığı milyonları harcamasına olanak kalmıyordu. Geçen sene birkaç  gün izin alarak Yosemite National Parkı’na piknik yapmaya gitti. Japon tahta baskısı ve bir Maxfield Parrish resmi beklerken, Los Altos Hills’teki mütevazı Tudor-style evi büyük ölçüde boş çünkü daha evini nasıl döşeyeceğine karar vermemiş”.</p>
<p><img class="alignleft" src="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/10/SJ7.jpg" alt="" width="221" height="175" />Apple Ocak ayında  dönüm noktası olan 1984 Tv reklamları ile reklamcılık tarihine geçerken Jobs, meraklı kalabalığın önünde sahneye çıkıp Macintosh’u tanıttı. Bilgisayarı çantasından çıkardı ve başlangıç kelimeleri “Macintosh. Insanely great” olan bir ekran demosu gösterdi. Uygulama, satranç ve grafikler gibi yetenekleri kısaca tanıttıktan sonra bilgisayar yüksek sesle konuşmaya başladı ve aynı zamanda okunan kelimeler de ekranda belirdi;<br />
“Merhaba, ben Macintosh. Çantadan dışarı çıkmak gerçekten harika. Seyirci karşısında konuşmaya alışık olmama rağmen sizinle IBM mainframe ile ilk karşılaştığımda aklıma gelen bir atasözü paylaşmak istiyorum. SANA UYMAYACAK BİR BİLGİSAYARA ASLA GÜVENME.  Görüldüğü gibi ben konuşabiliyorum ama şimdi oturup, arkama yaslanıp dinlemek istiyorum. Gururla, bana göre bir baba gibi olan kişiyi size takdim etmek istiyorum&#8230; STEVE JOBS”.</p>
<p><img class="alignright" src="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/10/SJ8.jpg" alt="" width="208" height="144" />Macintosh’un 1984’te sunulması, kişisel bilgisayarların gelişiminde önemli bir rol oynadı. Mountain View Kaliforniya’daki Bilgisayar Tarihi Müzesi’nde şu an bu teknoloji sergilenmektedir. Soldan sağa: IBM PC, Apple Mac ve Apple Lisa.</p>
<p><strong>Çeviren:<br />
Ceren AKSOY</p>
<p>Kaynak:<br />
</strong><a href="http://www.silicon.com/technology/hardware/2011/08/25/photos-steve-jobs-a-look-back-at-the-apple-ceos-career-39747863/" target="_blank">http://www.silicon.com</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/10/04/c-aksoy-steve-jobs-n-kariyerine-bir-bakis/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>A. Bırık &#124; Sihirli Kelimeler, Girişimcilik ve İnovasyon</title>
		<link>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/08/24/a-birik-sihirli-kelimeler-girisimcilik-ve-inovasyon/</link>
		<comments>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/08/24/a-birik-sihirli-kelimeler-girisimcilik-ve-inovasyon/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 Aug 2011 11:26:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Blog Admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnovasyon ve Girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[açık inovasyon]]></category>
		<category><![CDATA[girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[inkübasyon]]></category>
		<category><![CDATA[inovasyon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://lab.turkcellpartner.com/blog/?p=3757</guid>
		<description><![CDATA[Son günlerde dünyanın  en güçlü  ekonomilerinin kriz haberlerini pek sık duyar olduk. Yunanistan, İspanya,  İrlanda sonra Japonya  hatta ABD yeni krizlerin tehditleri altında.  Üstelik kriz aralıkları daraldı, artık 2 yılda bir yeni krizden bahsediyoruz. Durgun ve sıkıntılı ekonomiler en çok işsizliği arttırıyor ve dünya genelinde yaşanan bu işsizlik problemi özellikle genç işsizlik boyutunda kendini daha [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Son günlerde dünyanın  en güçlü  ekonomilerinin kriz haberlerini pek sık duyar olduk. Yunanistan, İspanya,  İrlanda sonra Japonya  hatta ABD yeni krizlerin tehditleri altında.  Üstelik kriz aralıkları daraldı, artık 2 yılda bir yeni krizden bahsediyoruz. Durgun ve sıkıntılı ekonomiler en çok işsizliği arttırıyor ve dünya genelinde yaşanan bu işsizlik problemi özellikle genç işsizlik boyutunda kendini daha net gösteriyor.</p>
<p>Daralan ekonomiler  ve yükselen işsizlik oranları  ancak ve ancak yeni iş alanlarının  oluşması ve yeni kurulan girişimlerin yaratacağı istihdam ile aşılabiliyor. Dolayısyla, yeni kurulan şirketlerin büyümesi ve varlıklarını sürdürmesi  ekonomiler için son derece hayati öneme sahip.</p>
<p>İstatistiklere göre, küçük işletmelerin kuruluş yıllarındaki başarısızlık oranı %60- 80 iken inkübasyon merkezlerinde yer alan girişimci firmalarda bu  oran %10′lara düşebiliyor. İnkübasyon merkezleri küçük işletmelerin başarısızlığa uğrama riskini azaltıyor. *1 </p>
<p style="TEXT-ALIGN: center"><img class="aligncenter" src="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/08/girisim.jpg" alt="" width="500" height="178" /></p>
<p><strong>Not All the Smart People Work For You</strong><br />
(Tüm akıllı insanlar senin şirketinde çalışmıyor)<br />
2003’den itibaren U.C. Berkeley’den Dr. Henry Chesbrough tarafından gündeme  taşınan açık  inovasyon konusu  kavram ve uygulama olarak kurumların hayatlarına hızla dahil  oldu.  Kurumların salt kendi kaynakları, yetenekleri ve deneyimlerinin inovasyon yolculuğunda yeterli olmadığı, dışarıya açılarak farklı birey ve kuruluşlarla işbirliğine gitmeleri gerektiği artık herkes tarafından vurgulanıyor.</p>
<p>Turkcell olarak bugüne kadar güçlü ekosistemimizle, birçok iş ortağımızla bireysel ve kurumsal alanda yenilikçi ürün ve servisleri hayata geçirdik, önemli başarılar yakaladık.  Bundan sonra da özellikle web ve mobil dünyasında pazarda fark yaratan girişimcileri  daha erken dönemlerinden itibaren destekleyerek Turkcell yetenekleri, deneyimi ve imkanları ile fikirlerine değer katabilmeyi, bu sayede topluma daha fazla tekno girişimci kazandırmayı hedefliyoruz.</p>
<p><strong>Turkcell Girişimci Destekleme Programları</strong><br />
İşte bu talebi  karşılamak, girişimci ve iş ortağı ekosistemimize, yatırım yapılabilir nitelikte,  potansiyeli yüksek  girişimleri kazandırmak üzere Turkcell İnkübasyon Programı’nı geliştirdik. Bu program kapsamında yolun başındaki girişimlerin en çok ihtiyaç duyduğu başlangıç sermayesi, mentoring, çalışma ortamı, tanıtım/pazarlama desteği ve networking  gibi destekleri sağlıyoruz. Bu destekleri hem Turkcell içindeki değerli paydaşlarımız hem de girişimci ekosistemimizde yer alan etkin partnerlerimiz aracılığıyla sağlıyoruz.</p>
<p>Turkcell İnkübasyon Programı, parlak bir iş fikri ve girişimcilik motivasyonuna sahip girişimci adaylarına,  fikir aşamasından ticarileşmiş ürün aşamasına  kadar olan süreçte Turkcell ve ekosisteminin yetenekleri ile her aşamada destek olacak.</p>
<p>İnkübasyon Programı’nın hedefinde, büyüme alanlarımıza ve yatırım odaklarımıza uygun iyi iş fikirlerine sahip, iş planı ve geliştirme yeteneği olan, yatırım yapılabilir nitelikten   yüksek potansiyele sahip girişimciler yer alıyor.</p>
<p><strong><img class="alignleft" src="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/08/330kose2.jpg" alt="" width="100" height="255" />Yeşertme – Geliştirme – Büyütme</strong><br />
Özendirme ve farkındalık  yaratma çalışmaları ile başlayan geliştirme destekleri ile devam eden inkübasyon sürecinin her aşamasını lokal ve global girişimcilik ekosistemindeki  etkin aktörlerle işbirliği yaparak yürütüyoruz. Endeavor Türkiye , MITEF Türkiye (MIT Enterprise Forum), GEP (Global Entreprenurship Program) , Özyeğin Üniversitesi, TOBB Genç Girişimciler Kurulu  gibi paydaşlarımızla mevcut projelerimizi derinleştiriyor, yeni projeler geliştiriyoruz.  Viveka, e-tohum gibi kuluçka merkezleri ile girişimcilere dokunuyoruz. Girişimcileri yatırımcı ekosistemiyle buluşturabilmek amacıyla Türkiye’deki bireysel ve kurumsal yatırımcı ağlarıyla etkileşim halindeyiz.  Galata Business Angels melek yatırımcı ağı , İnventram, İnovent gibi yatırımcı kuruluşlar ile  birlikte TOBB Girişim Sermaye Meclisi gibi oluşumlarla işbirlikleri geliştiriyoruz.</p>
<p>Teknogirişimci geliştirme programı olarak tasarladığımız Turkcell İnkübasyon Programı  üç temel aşamadan oluşuyor.</p>
<p>İlk aşama olan “Yeşertme” aşamasında girişimcilerin iş fikirlerinin olgunlaşması ve eksiksiz bir iş planına dönüşmesi hedefleniyor. Program kapsamına alınan girişimcilerle ilişkilerin yönetilmesinden sorumlu Turkcell temsilcisi, girişimci adayının Turkcell ile olan etkileşimini takip ediyor ve geliştirme sürecinin her aşamasında Turkcell ve ekosistem işbirlikleri ile koordinasyonunu sağlıyor. Programın ikinci aşaması olan “Geliştirme” aşamasında ise girişimcilerin iş fikirlerinin prototip ürün veya servislere dönüşmesi hedefleniyor. Bu aşamaya gelmiş girişimciler aynı zamanda Turkcell Girişim Fabrikası gibi işbirliği içinde olduğumuz kuluçka/hızlandırma merkezlerinin doğrudan  adayı haline geliyorlar.   Üçüncü aşama olan “Büyüme” aşamasında ise girişimcilerin ürün veya servislerinin ticari olarak pazara sunulması hedefleniyor.  Şirketleşme sürecinin tamamlanmasıyla birlikte ise ürün veya servislerin seri satışı hedefleniyor.</p>
<p>Turkcell’in ana sponsor olduğu Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilecek “Global Üniversiteli Girişimci Yarışması”nın finalistleri Turkcell Inkübasyon Programının adayları olarak sunulan gelişim imkanlardan faydalanmaya başlayabilecek.  Finalistler ayrıca Türkiye’yi New York’ta yapılacak dünya finalinde temsil ederek 200 bin dolarlık büyük ödülü kazanma şansına sahip olacaklar.</p>
<p>*1(NBIA-National Business Incubator Association)<br />
*2(PwC, Ocak 2011)</p>
<p>Turkcell İnkübasyon Programı ile ilgili kapsamlı bilgiye <a href="http://www.turkcellpartner.com/" target="_blank">http://www.turkcellpartner.com/</a>  linkinden erişebilirsiniz.</p>
<p><strong>Aydın BIRIK<br />
Turkcell | Yeni İşler ve Girişimcilik</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/08/24/a-birik-sihirli-kelimeler-girisimcilik-ve-inovasyon/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>M. Arslan &#124; İnovasyon Kültürünü Canlandırmak</title>
		<link>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/05/31/m-arslan-inovasyon-kulturunu-canlandirmak/</link>
		<comments>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/05/31/m-arslan-inovasyon-kulturunu-canlandirmak/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 May 2011 06:14:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Blog Admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnovasyon ve Girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[inovasyon]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Meryem Arslan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://lab.turkcellpartner.com/blog/?p=3544</guid>
		<description><![CDATA[İnovasyon kültürünü oluşturmak bir çok organizasyon için çok yıldırıcı bir iştir. Bunun için onyıllar gerekir, dışarıdan ne kadar çok danışman desteği alsanız da bu birkaç günde olacak bir şey değil tabi, süre alıyor.
İnovasyon Kültürünü canlandırmak için nereden başlayacağınızı iyi bilmeniz gerekir. Başlamak her zaman için zordur ve nerden başlanacağı net değilse hiç bir şey yapamazsınız. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-3545" src="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/05/inovasyon.jpg" alt="" width="150" height="149" />İnovasyon kültürünü oluşturmak bir çok organizasyon için çok yıldırıcı bir iştir. Bunun için onyıllar gerekir, dışarıdan ne kadar çok danışman desteği alsanız da bu birkaç günde olacak bir şey değil tabi, süre alıyor.</p>
<p>İnovasyon Kültürünü canlandırmak için nereden başlayacağınızı iyi bilmeniz gerekir. Başlamak her zaman için zordur ve nerden başlanacağı net değilse hiç bir şey yapamazsınız. İşte size başlamanız için 5 yol, ya hepsini ya birini alırsınız, bu tamamiyle size bağlı.</p>
<p><strong>1- Canavarı Tanımlayın:</strong> Bir şeyi değiştirmek istiyorsak, değiştirmek istediğimiz şeyi anlamakla başlamalısınız. Yeni bir pazara girdiğimizde nasıl bilgi toplama ihtiyacı duyuyorsanız inovasyon kültürünü canlandırmak için de tanımlama yapmak birincil noktalardan.<br />
- Probleme yakın olun. İnsanlarla konuşun, Anketler yapın ve herkese bu anketleri uygulayın.<br />
- Sonra da sorunu tanımlamaya, açıklamaya çalışın.</p>
<p><strong>2- Beklentiyi Tespit Edin:</strong><br />
Beklentinin ne olduğunu tespit etmek başlı başına bir iş. Bu faaliyetleri yaparken gerçekten istekli olmak gerekiyor, ve aynı şekilde elde edilen çıktıların değerlendirilmesi aşamasında da.<br />
İş gücünün bu noktada farketmesi gereken şey ise bunun herkesin işi olduğu gerçeğidir. Bu çabanın organizasyonun kritik bir kitlesi tarafından sahiplenilmesi kadar hiç bir şey önemli değildir. Aksi ise boşuna nefesinizi yormak ve vaktinizi harcamak anlamına gelir.</p>
<p><strong>3- İnovasyonu Tanımlamak:<br />
</strong>Google a “inovasyon” yazarsanız binlerce inovasyon tanımı bulursunuz.  İnovasyon ile ne kastettiğiniz sizin inovasyon tanımızın ne olduğu, insanların inovasyon ile ilgili ne düşünmesini istediğiniz kritik vurgular arasında yer alıyor.<br />
Tanımladığınız inovasyon arıtımsal mı yıkıcı mı, süreç inovasyonu mu ? Üretim inovasyonu mu? Yoksa tüm bunlar birer maliyetleri düşürme faaliyeti mi?<br />
Önemli bir sorun ortaya çıktığında yönetim takımı ile uyumlu olarak ne tür bir inovasyon politikası izleyeceğinizi tespit etmeniz ve işgücünün bunu uygulamasını sağlamanız gerekir.</p>
<p><strong>4- Zorlukları Tanımlayın:<br />
</strong>Ki bu adım sadece sizin işiniz değil. Diğer kişileri de hareketin içine almanız gerekir.<br />
1876 doğumlu Amerikalı mucit Charles F. Kettering demiş ki: “Problem iyi tanımlanmışsa problemin yarısı çözülmüş demektir.” <br />
Sona doğru sizin ve takımınızın problemi bölümler halinde incelemeye ve problemi çerçelemeye başlama ihtiyacı vardır. Bunu yaparken belirsizlikten, genelleme yapmaktan kaçının sorunu özeleştirmeye çalışın. Alanı netleştirdikten sonra da çalışanlardan inovatif bakmalarını isteyin, daha fazla sonuç alacağınız açık.</p>
<p><strong>5- İşliyorsa, Kabul Edin:<br />
</strong>Bir çok organizasyon, kültürel değişimi sonlandırırken kurumsal tarihçesi ile karşılaştığında birden bire hafıza kaybına uğrar.<br />
Bir çok en iyi uygulamanız olabilir, tek eksiğiniz bunu bilen kişi sayısının az olmasıdır. İyi çalışanı korumak gerekir. Geçmiş başarıların bilinmesi çalışanlarınız cesaretlendirmekle kalmaz onlar için gelecekte rehber olur. Yanısıra bu başarıların yanında güncel başarıları da unutmayın, bugün gerçekleşen güzel şeyleri unutmayın.</p>
<p><strong>Çeviren:<br />
Meryem ARSLAN</strong></p>
<p><strong>Kaynak:</strong><br />
<a href="http://www.ideachampions.com/" target="_blank">http://www.ideachampions.com/</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/05/31/m-arslan-inovasyon-kulturunu-canlandirmak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>M. Arslan &#124; Teknolojinin Altın Çağında mıyız?</title>
		<link>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/04/18/m-arslan-teknolojinin-altin-caginda-miyiz/</link>
		<comments>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/04/18/m-arslan-teknolojinin-altin-caginda-miyiz/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 Apr 2011 11:47:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Blog Admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnovasyon ve Girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[icat]]></category>
		<category><![CDATA[inovasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://lab.turkcellpartner.com/blog/?p=3395</guid>
		<description><![CDATA[Evet, Altın Çağı yaşamayı kim istemez ki ? Yaşadığımız yüzyıla gelene kadar bir çok şey zaten icat edilmiş durumda. Hatta bir çok bilim adamı, düşünür artık bundan sonra icat olmaz derken onları yalanlarcasına Bilgisayar, İnternet beliriverdi birden.
Ve 21. YY adeta preslenmiş bir şekilde birçok icada, inovasyona kucak açtı.
Preslenmiş diyorum çünkü bu yüzyıl birkaç yüzyıla bedel [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-3396" title="-" src="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/04/innovation.jpg" alt="-" width="150" height="188" />Evet, Altın Çağı yaşamayı kim istemez ki ? Yaşadığımız yüzyıla gelene kadar bir çok şey zaten icat edilmiş durumda. Hatta bir çok bilim adamı, düşünür artık bundan sonra icat olmaz derken onları yalanlarcasına Bilgisayar, İnternet beliriverdi birden.</p>
<p>Ve 21. YY adeta preslenmiş bir şekilde birçok icada, inovasyona kucak açtı.</p>
<p>Preslenmiş diyorum çünkü bu yüzyıl birkaç yüzyıla bedel gelişmeleri barındırıyor.</p>
<p>Kendi çağımızda teknolojinin gerisinde kalmaktan korkar hale geldik, teknolojiyi yakından takip edenler için bu sözüm. Her şey o kadar hızla ilerliyor ve yaşamsal adaptasyon yeteneğimiz o denli dinamik hale geldi ki…<br />
İnternet, bilgisayar, smart phonelar olmadan eksiğiz. Tabletleri almazsak hastayız belki de : )</p>
<p>Belki de herkesin anayasa, uluslararası hukuk gibi eşitleyici dsiplinlerinden bağımsız bu kadar eşit olmadık teknoloji huzurunda ne dersiniz?</p>
<p>Önümüzde daha neler var, hangi inovasyonlara kucak açacağız bilinmez. Ama terazinin ağır olan kefesindeyiz, düşünürsek şanslıyız, çünkü beyinlerimiz uçsuz bucaksız teknoloji vadisinde hayatımızı kolaylaştırmak adına yeni kodlar yazıyor, yazdırtıyor.</p>
<p>Belki de insanoğlu hiç bu kadar özgür olmadı, sosyal ağları düşünürsek hiç bu kadar iletişimin top yaptığı bir çağ da olmadı.</p>
<p>Evet teknoloji yaşadığımız çağda, bize fiziksel olarak yardımcı olacak makineleri icat etmenin ötesine geçti, bu makinelere inovasyonu aşılayıp hayatımızı daha da kolaylaştırmanın da bir adım ötesinde artık.</p>
<p>Ve artık teknoloji daha çok beyinlerimize hitap ediyor, duygularımızı şekillendiriyor. Daha çok değişiklik ve daha çok fikir için bizi tetikliyor.</p>
<p>Evet ilk defa biraz daha özgür beyinlerimiz yani şu da yapılabilir mi acaba dediğimizde birkaç zaman sonra fikrin gerçekleşmesi sihirli değnek etkisi değil midir?</p>
<p>Artık teknoloji Altın Çağını yaşattığı bu yüzyılda bize aynen şöyle söylüyor “ DİLE BENDEN NE DİLERSEN”  Yeter ki dileyin…</p>
<p><strong>Meryem ARSLAN</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/04/18/m-arslan-teknolojinin-altin-caginda-miyiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>M. Arslan &#124; Hayal Edin, Olsun</title>
		<link>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/02/08/m-arslan-hayal-edin-olsun/</link>
		<comments>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/02/08/m-arslan-hayal-edin-olsun/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Feb 2011 08:58:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Blog Admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnovasyon ve Girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[brainstorming]]></category>
		<category><![CDATA[inovasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Meryem Arslan]]></category>
		<category><![CDATA[MeryemArslan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://lab.turkcellpartner.com/blog/?p=3102</guid>
		<description><![CDATA[Son zamanlarda dikkatimi çeken bir konu var. Oyunlar dışında smart phonelara yönelik uygulamaların sayısında, niteliklerinde artış.  Bu uygulamaları gördükçe daha fazla olmaları gerektiğine inanıyorum, veya bazan da tam da istediğim gibi bir uygulamaya oluşturmuşlar, biraz daha lütfen, hala gerideyiz gibi düşüncelerle iç içe kalıp neden 1 adım daha ötesine zıplamak zaman alıyor diye söyleniyorum. Hayal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/02/blog.jpg"></a>Son zamanlarda dikkatimi çeken bir konu var. Oyunlar dışında smart phonelara yönelik uygulamaların sayısında, niteliklerinde artış.  Bu uygulamaları gördükçe daha fazla olmaları gerektiğine inanıyorum, veya bazan da tam da istediğim gibi bir uygulamaya oluşturmuşlar, biraz daha lütfen, hala gerideyiz gibi düşüncelerle iç içe kalıp neden 1 adım daha ötesine zıplamak zaman alıyor diye söyleniyorum. Hayal gücümüz bu kadar sınırlı mı sizce ? Hayal etmeyi bilemiyoruz veya konsantre olma sorunumuz var belki ama aşacağımıza inanıyorum. Bakın şekil 1-a çocuklar, onlarla daha fazla zaman geçirmek ve hayal ettiklerine kulak vermek gerekiyor. Geçenler 10 yaşlarındaki çocuklarla sohbet ediyordum, bakın şu icatlar yapılmış bizden çok önce, saçma, kullanılmaz denilen internet, cep telefonları şimdi vazgeçilmezimiz. Sizin fikirleriniz nedir ? diye sorunca, ilk aldığım yanıt hayal gücümüze en büyük düşman olan faktörlerden birinin yanıtını almış oldum. &#8221;Biraz saçma gelir diye söylemek istemiyorum ama…. Şöyle bir şey yapılabilir mi ?&#8221; ve arka arkaya üreten beyinler başlıyor deşarj olmaya… Heyecanlanmaya.</p>
<p>Özgüven, cesaret, saçma fikir yoktur, fikir söylemeye teşvik, brain storming… her şeyi uyguladım o genç beyinlere, çok süper fikirler ortaya attılar. Şimdi birinden bir inovasyon maili aldım bile, bakın benim aklıma şu da geliyor diye… Samimi olmak, sevgi dolu olmak, cesaret vermek, empati kurmak önemli bu noktada. Benim amacım mı ? Sadece inovasyonu bir kültür haline getirebilmek, düşüncede özgürlüğün kapılarını sonuna kadar açıp yeni icatlar çıkarmak, dünya genelinde genelde sonlarda olduğumuz bu alanda ön sıralara yerleşebilmek.</p>
<p style="TEXT-ALIGN: center"><a href="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/02/blog.jpg"><img class="aligncenter" src="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/02/blog.jpg" alt="" width="450" height="227" /></a></p>
<p>Evet şimdi de İnovasyon haberlerini paylaşıyorum, insanlar hayal etmiş ve uygulamış;</p>
<ul>
<li>Hepimiz ofiste yazıcı kullanıyoruz değil mi, yaydığı kötü kokuyu önlemek adına birkaç ay önce Konica Minolta ne yapmış biliyor musunuz ? Tarayıcı, fax, yazıcı, fotokopi gibi özellikleri bir arada barındıran yazıcının üzerinde yer alan özel hazneye koku koymuşlar ve cihaz çalıştığında kötü koku yerine parfüm kokusu almayı sağlamışlar. Üstelik ortamın havasını tazelemesi de süper… Kokunun insan psikolojisine etkileri büyük diye biliyorum, iş verimliliğini artırmak, gerginlik ve stresi azaltmak adına bile bizhub43 adını verdikleri bu yazıcıyı kullanmak güzel olur değil mi ?</li>
<li>Microsoft tarafından bir karakutu (viconrevue)geliştirilmiş, ama insanlara yönelik. Boyna asılabilen bir fotoğraf makinesi aslında. Hafıza kaybı yaşayan hastaların bu süre zarfında yaşadıklarını görsellerle belgelemek cihazın yapılma amacı. Ancak turistlerin gezerken fotoğraf makinesini ayarlamak için çaba harcamaması ve rahat bir gezinti yapması da mümkün olacak.</li>
<li>Cricutcake, pasta malzemesini yazıcıya koyuyorsunuz, tasarladığınız şekilde pasta süslerini yazıcıdan çıktı alıyorsunuz. Pastaya ekliyorsunuz. İşte bu kadar…</li>
<li>Tiger Stone- Hollandalı bir girişimci tarafından yapılmış bir Arnavut kaldımı döşeme makinesi. Taşlar tek tek değil, asfalt gibi bütün olarak döşeniyor. Günlerce döşeme yapılmasını beklemeye gerek yok böylece…</li>
</ul>
<p>Smart Phonelara yönelik uygulama sayısı 1 milyona yaklaşıyor. Smart Phoneların sayısı arttıkça uygulama sayısı da artacak tabi, Gartner diyor ki, 2011 yılında Batı Avrupa ve ve Kuzey Amerika’da satılacak cep telefonlarının %60 ını smart phonelar oluşturacakmış. Comscore da benzer tahminde bulunuyor.  İlginç Uygulama örneklerini gelecek yazımda paylaşacağım… Zira şimdi araştırmaya devam ediyorum : )</p>
<p><strong>Meryem ARSLAN</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/02/08/m-arslan-hayal-edin-olsun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>M. Odabaş &#124; BMW&#8217;den Afterimage Deneyimi</title>
		<link>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/01/05/m-odabas-bmwden-afterimage-deneyimi/</link>
		<comments>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/01/05/m-odabas-bmwden-afterimage-deneyimi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 05 Jan 2011 13:29:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Blog Admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnovasyon ve Girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[bmw]]></category>
		<category><![CDATA[inovasyon]]></category>
		<category><![CDATA[reklam]]></category>
		<category><![CDATA[yenilik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://lab.turkcellpartner.com/blog/?p=3031</guid>
		<description><![CDATA[BMW’nin BMW After-image (ardışık görüntü) yönetimini kullandığı reklam çalışmasında “Involve me. And I will understand” sloganı kullanılıyor.
“After-image” bir görüntüye maruz kaldıktan sonra görüntünün kesilmesinin ardından görsel alanda bu görüntünün devam etmesi şeklinde oluşan optik bir illüzyondur. En yaygın örneklerinden biri güneşe veya bir ışık kaynağına baktıktan sonra gözlerimiz kapadığımızda gördüğümüz ilgili kaynağın şeklindeki kısa süreli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>BMW</strong>’nin <strong>BMW After-image</strong> (ardışık görüntü) yönetimini kullandığı reklam çalışmasında <strong>“Involve me. And I will understand” </strong>sloganı kullanılıyor.</p>
<p><strong>“After-image”</strong> bir görüntüye maruz kaldıktan sonra görüntünün kesilmesinin ardından görsel alanda bu görüntünün devam etmesi şeklinde oluşan optik bir illüzyondur. En yaygın örneklerinden biri güneşe veya bir ışık kaynağına baktıktan sonra gözlerimiz kapadığımızda gördüğümüz ilgili kaynağın şeklindeki kısa süreli görüntüdür.</p>
<p>Motor reklamının başlangıcında ünlü bir yarışçı kendisi için yarış tutkusunu markanın ve ürünün kuvvetli öğelerinden, gücünü, vurgulayarak tanımladıktan sonra <em>“Bu benim hayalim. Belki sizin de hayalinizdir. İçinizde!”</em> diyerek izleyici biraz sonra yaşayacaklarına hazırlıyor. Daha sonra arka planında izleyicilerin gözüne bir projektör yardımıyla <strong>“BMW”</strong> logosunu reflekte ediliyor ve hemen ardından yarışcının “<em>Gözlerinizi kapatın! Şimdi!”</em> demesiyle izleyici gözlerini kapatıp BMW logosunun kendi göz kapaklarındaki yansımasını görüyor.</p>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="640" height="385" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.youtube.com/v/BWj1WURyuzY?fs=1&amp;hl=en_GB" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="640" height="385" src="http://www.youtube.com/v/BWj1WURyuzY?fs=1&amp;hl=en_GB" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"></embed></object></p>
<p><strong><strong>Melike ODABAŞ<br />
Turkcell Grup Pazarlama Hizmetleri</strong></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/01/05/m-odabas-bmwden-afterimage-deneyimi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

