<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Turkcell Partner Blog &#187; Teknoloji</title>
	<atom:link href="http://lab.turkcellpartner.com/blog/tag/tekno/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://lab.turkcellpartner.com/blog</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 02 Feb 2012 09:49:36 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>M. Arslan &#124; Teknoloji Zirvesi: Artık Türkiye&#8217;nin Zamanı</title>
		<link>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/12/02/m-arslan-teknoloji-zirvesi-artik-turkiyenin-zamani/</link>
		<comments>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/12/02/m-arslan-teknoloji-zirvesi-artik-turkiyenin-zamani/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Dec 2011 14:40:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Blog Admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnovasyon ve Girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[inovasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Meryem Arslan]]></category>
		<category><![CDATA[süreyya ciliv]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji zirvesi]]></category>
		<category><![CDATA[Turkcell]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://lab.turkcellpartner.com/blog/?p=4079</guid>
		<description><![CDATA[Kadir Çöpdemir’in sunumuyla başlayan zirvede ilk sözü Turkcell CEO&#8217;su Süreyya Ciliv aldı. Teknolojinin ileriki zamanlarda bizlere ne sunacağına dair bilgileri büyük bir coşku ile paylaştı. İşte değindiği noktalar;
1983 yılından beri teknoloji dünyasının içinde olan Ciliv&#8217;in çıkardığı en önemli sonuç, her bireyin kendisinin anlayamayacağı derecede yüksek potansiyelinin olduğu. Büyük projeler büyük bir zaman dilimini kapsıyor, hem [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-4081 alignleft" src="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/12/SCilivWozniak.jpg" alt="" width="150" height="152" />Kadir Çöpdemir’in sunumuyla başlayan zirvede ilk sözü Turkcell CEO&#8217;su Süreyya Ciliv aldı. Teknolojinin ileriki zamanlarda bizlere ne sunacağına dair bilgileri büyük bir coşku ile paylaştı. İşte değindiği noktalar;</p>
<p>1983 yılından beri teknoloji dünyasının içinde olan Ciliv&#8217;in çıkardığı en önemli sonuç, her bireyin kendisinin anlayamayacağı derecede yüksek potansiyelinin olduğu. Büyük projeler büyük bir zaman dilimini kapsıyor, hem de takım çalışmasını gerektiriyor. Avrupa’nın 6. Büyük ekonomisine sahip bir ülke olduğumuza değinen Ciliv, potansiyeli yüksek bir ülke olarak daha fazla katma değer üretmemiz gereğinin altını çizdi.</p>
<p>Ekonomik kalkınma ana motor olduğundan kalkınmayı sağlayacak ana unsurun şirketler olduğu aşikar. Şirketler de ancak teknolojiyi işlerine entegre ederek fark yaratabilecek.</p>
<p>Harvard Business School da okurken hocası olan ve Turkcell’e 3 yıl boyunca danışmanlık yapan Michael E.Porter&#8217;ın 19 adet kitabında üzerinde durduğu ana noktanın Strateji=Farklılaşma olduğunu vurgulayan Ciliv, Teknolojinin Moore Yasası gereği 18 ayda gücünü 2 ye katladığını iletti. (Wikipedia ya göre  Moore Yasası; Her 18 ayda bir tümleşik devre üzerine yerleştirilebilecek bileşen sayısının iki katına çıkacacağını, bunun bilgisayarların işlem kapasitelerinde büyük artışlar yaratacağını, üretim maliyetlerinin ise aynı kalacağını, hatta düşme eğilimi göstereceğini öngören deneysel gözlem. )</p>
<p>Apple, cep telefonuna bilgisayar ve interneti taşımada örnek oldu. Şu an dünyada 1,5 milyar kişi internet kullanıcısı. Önümüzdeki 5 yılda 5 milyar kişiye ulaşacağı tahmin ediliyor. Cihazların internete ve buluta bağlanmasında 50 milyar cihazın optimize olması söz konusu. 2010 yılının 4. çeyreğinde akıllı telefon ve tablet satışının toplam PC satışını geçtiği bir döneme tanık olduk.</p>
<p>İnsanlar görsel müptelası, görerek öğrenmek trend. Data formatı bu doğrultuda video olacak. Üniversite öğrencileri okula gitmek yerine, dersleri internette yayınlanan en iyi hocaların videolarından izliyor artık. 2015 te video formatı %15 lere ulaşacak.</p>
<p>Artık gelecek daha bulutlu olacak. Bulut bilişim ile birlikte teknolojinin hayatımıza dokunma sıklığı inanılmaz artacak.</p>
<p>2014 yılında mobil cihazlarla “bulut” bazlı uygulamalara erişen kullanıcı sayısı 1 milyarı bulacak.</p>
<p>2015 te ise en büyük 1.000 Global şirketin %50 si en çok gelir getiren ilk 10 süreçleri için &#8220;Bulut Bilişim&#8221; kullanacaklar.</p>
<p>Örnek : Kore’de Tes-Co şimdi Homeplus olarak faaliyet gösteren market, insanların markete zahmet edip gelmemesi ve metro bekleme koridorlarında mobil tag teknolojisinin avantajını kullanarak vitrinlerde gördükleri ürünleri akıllı telefonlarına okutarak bir süre sonra evlerine gelmesini sağlıyorlar. Bugüne kadar 10.287 müşterinin mağazayı ziyaret etmiş olması projenin ne kadar başarılı olduğunu gösteriyor. Türkiye’de de bu teknolojinin bir market firması tarafından kullanıldığını öğrenmek hepimizde heyecan uyandırdı.</p>
<p>Fransız İnsead’a göre Türkiye’nin mobil networkta nüfusu kapsama oranı %99,7 . Türkiye bu veriyle birinci durumda.</p>
<p>Fiber altyapıda ise Japonya’dan sonra Türkiye 2. Ülke durumunda.</p>
<p>Optimizasyonun ve M2M in önemine değinen Süreyya Ciliv daha sonra teknoloji ile işinde farklılık yaratan 2 firmanın üst düzey yöneticisini sahneye davet etti ve örneklerle farklılaşmanın teknoloji ile nasıl mümkün hale getirildiğini gösterdi.</p>
<p><strong>Meryem ARSLAN</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/12/02/m-arslan-teknoloji-zirvesi-artik-turkiyenin-zamani/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>M. Tortopoğlu &#124; Aktif Global Yatırımcılar İstanbul’a Geliyor</title>
		<link>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/11/10/m-tortopoglu-aktif-global-yatirimcilar-istanbul%e2%80%99a-geliyor/</link>
		<comments>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/11/10/m-tortopoglu-aktif-global-yatirimcilar-istanbul%e2%80%99a-geliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 Nov 2011 13:22:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Blog Admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnovasyon ve Girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[murat tortopoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://lab.turkcellpartner.com/blog/?p=4002</guid>
		<description><![CDATA[15 &#8211; 16 Kasım 2011 tarihleri arasında  İstanbul’da tarihi Adile Sultan Sarayı’nda dördüncüsü düzenlenecek olan International Innovation Investors Xchange- 4iXchange konferansı Türk Teknoloji şirketlerinin dünyaya açılmasını sağlayacak.
4i Xchange; global lider yatırımcıları, Türkiye’nin en etkileyici teknoloji şirketleri ile buluşturmaktadır. 4i X zirvesi, katılımcılarına, kendilerini ve hizmetlerini tanıtma, uluslararası networkten faydalanma, karşılıklı görüş alışverişinde bulunma, girişimlerini uluslararası [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-4004 alignleft" src="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/11/4ix.jpg" alt="" width="250" height="108" />15 &#8211; 16 Kasım 2011 tarihleri arasında  İstanbul’da tarihi Adile Sultan Sarayı’nda dördüncüsü düzenlenecek olan International Innovation Investors Xchange- 4iXchange konferansı Türk Teknoloji şirketlerinin dünyaya açılmasını sağlayacak.</p>
<p>4i Xchange; global lider yatırımcıları, Türkiye’nin en etkileyici teknoloji şirketleri ile buluşturmaktadır. 4i X zirvesi, katılımcılarına, kendilerini ve hizmetlerini tanıtma, uluslararası networkten faydalanma, karşılıklı görüş alışverişinde bulunma, girişimlerini uluslararası pazara açma ve yatırım olanağı sağlama açısından büyük bir öneme sahiptir.</p>
<p>Aktif global yatırımcıları Türk Teknoloji  yıldızları ile buluşturan  iki günlük bu organizasyon, yatırımcı şirketlerin düzenlediği panellerin yanı sıra firmaların gerçekleştirdikleri yenilikleri duyuracakları sunumlara da sahne olacak. Etkinliğe sadece üst düzey yetkililer ve ön elemeden geçmiş teknoloji şirketleri, davetiye ile katılabilecektir.</p>
<p>Teknoloji şirketleri ile global yatırımcıları bir araya getiren bu eşsiz platform farklı ülkelerde benzer aktiviteleri yapan BootCamp Ventures öncülüğünde gerçekleşmekte ve etkinliğin tüm alt yapı hizmetleri Planet İstanbul tarafından yürütülmektedir.<br />
 <br />
Yatırımcılar ve teknoloji şirketleri için 2011 yılının en heyecan verici etkinliği olan 4i Xchange konuşmacıları arasında Silikon Vadisi’nin Kralı olarak anılan Google Direktörü, Mike Cassidy ve VentureBeat kurucusu ve editörü, Matt Marshall  bulunuyor.</p>
<p>Bu etkinliğin yatırımcıları arasında; Acton Capital Partners, 360° Capital Partners, 3TS Capital partners, Hasso Plattner, Endeavor Vision, Pond Ventures, RedAlpine Sourced, BV Capital + eVenture Capital Partners, Samsung Ventures Europe, TA Venture gibi uluslararası yabancı firmalar yer alıyor.</p>
<p>4i Xchange zirvesinin amacı; küresel yatırımcılar, iş ortakları ve teknoloji şirketleri ile gelecek vaat eden benzersiz bir platform oluşturmaktır. Bu heyecan verici etkinlik Türk girişimcileri dünyaca ünlü dev yatırımcılarla buluşturmak, katılımcılarını stratejik iş ortaklıklarına teşvik etmek ve  ulusal şirketlerin önündeki potansiyeli açığa çıkarmaktır.</p>
<p>Etkinlikle ilgili daha fazla bilgi almak ve kayıt olmak için  <a href="http://www.istanbulinnovation.com/index.php?lang=tr" target="_blank">http://www.istanbulinnovation.com</a> sitesini ziyaret edebilirsiniz.</p>
<p><strong>Murat TORTOPOĞLU<br />
Yeni işler ve Girişimcilik | Turkcell</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/11/10/m-tortopoglu-aktif-global-yatirimcilar-istanbul%e2%80%99a-geliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>M. Arslan &#124; Teknoloji, Hayata Devam Sinyali Veriyor</title>
		<link>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/10/27/m-arslan-teknoloji-hayata-devam-sinyali-veriyor/</link>
		<comments>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/10/27/m-arslan-teknoloji-hayata-devam-sinyali-veriyor/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 27 Oct 2011 09:27:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Blog Admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[Meryem Arslan]]></category>
		<category><![CDATA[twitter]]></category>
		<category><![CDATA[van]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://lab.turkcellpartner.com/blog/?p=3961</guid>
		<description><![CDATA[Bir gün cep telefonlarının insanların hayatını kurtarabilecek ölçüde “önemli” olabileceklerini kim tahmin edebilirdi ki ?
Sel, Tsunami, Hortum gibi bir çok doğal felakette olduğu gibi şimdilerde yaşadığımız deprem felaketinde de cep telefonu ile iletişim ön plana çıkmış durumda. Acil Yardım kiti yerini cep telefonuna-akıllı telefonlara bırakmış durumda. Deprem bölgesinde artık klasik ihtiyaçlar dışında öne çıkan önemli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-3962 alignleft" src="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/10/iletisim.jpg" alt="" width="200" height="153" />Bir gün cep telefonlarının insanların hayatını kurtarabilecek ölçüde “önemli” olabileceklerini kim tahmin edebilirdi ki ?</p>
<p>Sel, Tsunami, Hortum gibi bir çok doğal felakette olduğu gibi şimdilerde yaşadığımız deprem felaketinde de cep telefonu ile iletişim ön plana çıkmış durumda. Acil Yardım kiti yerini cep telefonuna-akıllı telefonlara bırakmış durumda. Deprem bölgesinde artık klasik ihtiyaçlar dışında öne çıkan önemli bir ihtiyaç daha var, o da “şarj” cihazları… ve internet bağlantısı.</p>
<p>Sosyal paylaşım ağlarından adres verip orada yaşayanların olduğunu duyuran mesajlar var ve bu mesajların yetkililerce dikkate alınması neticesinde oradaki hayatların kurtarılabilmesi için ekiplerin ciddi çaba harcaması söz konusu. Düğmeye ilk basan cep telefonu ile iletişim oluyor, internet erişimi oluyor. Enkaz altındakilerin cep telefonu aracılığı ile adreslerini verip bizi burdan çıkarın mesajları göndermeleri veya iş makinelerinin sesini duyup mesaj göndermelerini ve yetkilileri yardıma çağırmalarını hepimiz gözlemliyoruz.</p>
<p>Felaket bölgesi için Sosyal Paylaşım Sitelerinden yardımlar toplanıyor, organize ediliyor. İstanbul Valiliği tarafından Twitter’da başlatılan “Evim Evindir Van” kampanyası tüm hızıyla yaygınlaşıyor, Belediyeler sosyal medya üzerinden yardımları yönlendiriyor. Teknoloji dünyası aslında bu gibi durumlarda gerçekten insanın emrine amade olduğunu gözler önüne seriyor.<br />
Teknolojiye bu kadar rağbet, hızlı iletişim kurabilme imkanı vermesinden kaynaklanıyor.</p>
<p>Arama motoru Google da bu hızlı hizmeti  sunanlardan. Daha önce Haiti ve Japonya depreminde hizmete sunulan “Person Finder” uygulaması şimdi de Türkiye için kapılarını açtı. Japonya’daki 8,9 şiddetindeki depremin ardından uygulamaya aldıkları “Person Finder” kayıplarını arayan bir çok insanın imdadına koşuyor. İlgili sayfaya girip isim yazdığınızda sisteme yüklenmiş ise o kişinin bilgilerine ulaşılabiliyor.</p>
<p>Ülkemiz, uzmanların açıkladığı gibi deprem ülkesi, her an deprem olabileceğini varsayarsak cep telefonlarımıza, smart phonelarımıza iyi bakmamız gerektiği sonucunu çıkarabiliriz, şarj sorununu da solar teknoloji ile aşabileceğimizi düşünüyorum. Bir de Tam Nerede gibi servislerin yaygın kullanımının sağlanması, özellikle felaket bölgelerinde yakını olanların telefonlarına otomatik olarak tanıtılmasının sağlanmasının hayati bir öneri olduğunu düşünüyorum.</p>
<p>Özellikle GSM teknolojisinin ön planda olduğu bu kötü dönemlerin en az hasar ve bol teknoloji kullanımı ile atlatılması dileğiyle.</p>
<p><strong>Meryem ARSLAN</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/10/27/m-arslan-teknoloji-hayata-devam-sinyali-veriyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>M. Arslan &#124; Elektronik Kağıt Çağı &#8211; 1</title>
		<link>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/10/11/m-arslan-elektronik-kagit-cagi-1/</link>
		<comments>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/10/11/m-arslan-elektronik-kagit-cagi-1/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Oct 2011 12:08:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Blog Admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[İnovasyon ve Girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[amazon]]></category>
		<category><![CDATA[ekağıt]]></category>
		<category><![CDATA[eMürekkep]]></category>
		<category><![CDATA[inovasyon]]></category>
		<category><![CDATA[kindle]]></category>
		<category><![CDATA[Meryem Arslan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://lab.turkcellpartner.com/blog/?p=3925</guid>
		<description><![CDATA[İnsanoğlu için en önemli buluşlardan birisi olan kağıt, milattan sonra 1. yüzyılda Çin’de yapılmıştır. İcadından yaklaşık olarak 1900 yıl sonra ise kağıt artık elektronik ortamda ürün inovasyonuna örnek teşkil eden yeni versiyonu ile insanlığa “merhaba” diyor.
En son üretilen ve “i2R E-Paper” olarak adlandırılan, Tayvanlı bilim adamları tarafından geliştirilen elektronik kağıt, silinebilir özellikte ve 260 kez [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İnsanoğlu için en önemli buluşlardan birisi olan kağıt, milattan sonra 1. yüzyılda Çin’de yapılmıştır. İcadından yaklaşık olarak 1900 yıl sonra ise kağıt artık elektronik ortamda ürün inovasyonuna örnek teşkil eden yeni versiyonu ile insanlığa “merhaba” diyor.</p>
<p><img class="alignleft" src="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/10/eKagit.jpg" alt="" width="300" height="152" />En son üretilen ve “i2R E-Paper” olarak adlandırılan, Tayvanlı bilim adamları tarafından geliştirilen elektronik kağıt, silinebilir özellikte ve 260 kez kullanılabilir şekilde üretilmiş.<br />
Fax makinelerinde kullanılan termal yazıcıların benzerinin kullanıldığı elektronik kağıt üzerine yazılan yazılar bir düğme ile silinebilecek özellikte geliştirilmiş.<br />
Elektronik ürünler genelde belli bir ağırlığın üzerinde olmasına karşın bu kağıtlar çok hafif ve daha yumuşak. A4 büyüklüğündeki bir e-kağıdın maliyetinin 2 dolar civarında olduğu ve tüketici ile 2 yıl içinde tanışacağı belirtiliyor.</p>
<p><strong>Peki Tayvanlılar bu elektronik kağıdı nasıl geliştirmiş?<br />
</strong>Bu kağıtlar geliştirilirken görüntü cihazlarında tercih edilen elektrot kullanılmamış. Kolestrik likid kristal içeren plastik bir filmle kaplanan kağıtların baskı aşamasında arka ışık gerektirmemesi ve farklı renklerde üretilmesi kolaylıklar arasında yer alıyor.</p>
<p><img class="alignright" src="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/10/gyricon.jpg" alt="" width="200" height="132" /><strong>Peki elektronik kağıt yeni bir teknoloji mi?<br />
</strong>Bugüne kadar elektronik kağıt için birçok teknoloji geliştirildi.<br />
Gyricon olarak adlandırılan elektronik kağıt ilk olarak 1970 yılında  Xerox’un Palo Alto Araştırma Merkezi’nde çalışan  Nick Sheridon tarafından geliştirilmiştir. Gyricon’da genelde 75 ila 106 mikrometre (Milimetrenin binde birine (1/1000 mm, 10^-3 mm), metrenin milyonda birine (1/1000000 m, 10^-6 m) eşit uzunluk birimi) arasında değişen polietilen kürelerden oluşmaktaydı. Her küre bir tarafı beyaz plastik pozitif yüklü, diğer tarafı ise siyah plastik negatif yüklü parçacıklardan oluşmaktadır. Küreler şeffaf silikon sayfasına gömülmüştür, her küre serbestçe dönüş yapmalarını sağlayacak yağ balonuna asılı şekilde yer almaktadır. Yağlı ortam kürelerin serbestçe hareket etmesini, dönmesini sağlar.</p>
<p>Bu kağıtta, voltajın polaritesi (Polarite, Işığın, ve tüm diğer elektromanyetik dalgaların özelliklerinden biridir, titreşim açısıdır, normal şartlarda insan gözü tarafından algılanmaz) ve kürenin beyaz veya siyah yüzünün yukarıya dönük olup olmadığına göre daha sonra belirlenen ve böylece piksel ya da siyah beyaz bir görünüm veren her bir çift elektrota uygulanır. Elektrot çiftine uygulanan gerilimin polaritesine bağlı olarak kürelerin siyah ya da beyaz yönü üste döner. Böylece piksel siyah veya beyaz olarak görünür. Küçük alanlara uygulanan farklı gerilimler de ekran üzerinde istenilen şekil ve görüntülerin elde edilmesini sağlar.</p>
<p>2008 yılında gerçekleştirilen FBD (Flat Panel Display) fuarında Japon şirketi Soken bu teknolojiyi kullanarak elektronik duvar kağıdı ile bir duvar yapmıştır.</p>
<p>Tayvan’da üretilenin aksine bugüne kadar geliştirilmiş elektronik kağıtlar, kağıt üzerindeki mürekkep görünümünü taklit eden ekran teknolojisine örnek teşkil etmektedir. Geleneksel arkadan aydınlatmalı düz panel ekranların aksine elektronik kağıt sıradan bir kağıt gibi ışığı yansıtır.<br />
Esnek elektronik kağıdın görüntü arka yüzünde plastik yüzeyler ve plastik elektronik kullanılmaktadır. Geleneksel ekranlara kıyasla daha rahat okunabilir ve ortamdaki ışığı yansıtmak yerine kendi ışığını yansıtır özelliktedir. İdeal  bir elektronik kağıt doğrudan güneş ışığı altında okunabilir özellikte olmalıdır.<br />
2008 yılı itibariyle e-kağıtlarda kontrast oranı (görüntüdeki en parlak bölüm ile en karanlık bölüm arasındaki fark) gazetelerdeki gibiydi ancak yeni geliştirilen görüntülerle daha iyi kontrast oranları yakalanabilmektedir. Tam renkli görünümü sağlamak için üreticiler arasında sürekli bir rekabet söz konusudur.</p>
<p><strong>Elektronik Kağıdın Geliştirilmesi<br />
</strong>E-Ink Corporation’ın kurucularından Joseph Jacobson tarafından 1990 larda icat edilen elektronik kağıt 2 yıl sonra Philips Components tarafından geliştirilmiş ve pazarlanmıştır.<br />
Elektronik kağıt 2005 yılında Prime View İnternational’a satılmış ve aynı zamanda patenti alınmıştır.  Elektronik kağıtta kullanılan küçük mikrokapsüller, renkli yağa tutulu vaziyette bulunan elektrik yüklü beyaz parçacıklardan oluşmuştur.  Mikrokapsüller altta ve üstte yer alan iki elektrot dizisi arasına sıkışmış sıvı polimer tabakada düzenlenmiştir, üstte yer alan dizi şeffaftır. Levha, korunması için şeffaf plastik ile kaplanır. Kalınlık olarak 80 mikrometre civarında ölçülür, sıradan kağıdın 2 katı kadar bir kalınlığa sahiptir.</p>
<p>Elektrotların ağı ekran devre sistemine bağlıdır, bu sistem belirlenmiş elektrot çiftlerine bir gerilim uygulandığında elektronik mürekkep aktif veya pasif olarak kullanılmaya başlanır. Yüzeye negatif yük uygulanması ile birlikte elektrotlar parçacıkları lokal kapsülün altına iter, siyah boyayı yüzeye çıkmaya zorlar ve pixellere siyah bir görünüm verir. Oluşan ters gerilim tam zıt bir etki yaratır, yani parçacıklar yüzeyden içe doğru itilmeye zorlanır,  pixeller beyaz bir görünüm alır. Sonuç olarak görüntü oluşur ve daha iyi renk kontrolü sağlanır.</p>
<p><strong>Elektronik Kağıt Çeşitleri</strong></p>
<p><strong>Electrophoretic ekranlar-EPD<br />
</strong><img class="alignleft" src="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/10/kindle.jpg" alt="" width="150" height="182" />Az miktarda güç tüketimi ve kağıt benzeri görünümleri vardır. Electrophoretic ekranın en basit uygulaması, çapı yaklaşık 1 mikrometre titanyum dioksit partikülerinin hidrokarbon yağı içinde dağınık olarak tutulumu ile oluşur.  Koyu renkli boya da yağın içine eklenir, yüzey ve şarj molekül parçacıklarının elektrik yükü almasına neden olur. Elde edilen bu karışım iki paralel arasına yerleştirilir, iletken plakalar 10 ila 100 mikrometre arasında bir boşluk ile ayrılmıştır. İki plaka arasına bir gerilim uygulandığında zıt yük taşıyan parçacıklar plakalar arasına geçiş yapacaktır. Parçacıklar ön tarafta bulundurulduğunda, ışığın dağınık vurması nedeniyle arkada yüksek indexli titanyum partikülleri ekranda beyaz bir görünüm alır. Parçacıklar ekranın arka tarafında bulundurulduğunda ışık renkli boya tarafından emildiğinden, ekran koyu görünür.</p>
<p>Ticari anlamda elektroforetik ekran örnekleri arasında, yüksek çözünürlüklü aktif matris görüntüleri içeren Amazon Kindle, Barnes&amp;Noble Nook, Sony Librie, Sony Reader ve iRex iLiad  gibi elektronik kitaplar yer almaktadır. E-ink Corporation tarafından üretilen bu ekranlar elektroforetik görüntüleme filminden yapılır.</p>
<p><strong>Electro-wetting Ekranlar<br />
</strong>Electro-wetting ekranın dayanak noktası uygulanan gerilim ile yüzeye hapsedilmiş su-yağ şeklinin kontrolüdür. Gerilim uygulanmadığında renklendirilmiş yağ, su ile hydrophobic (su geçirmez)  yalıtılmış elektrot arasında bir tabaka olarak yer alır  ve sonuçta renkli pixeller ortaya çıkar.  Elektrode ve su arasına gerilim uygulandığında yalıtım ile su arasındaki ara yüzey gerilimi değişiklik gösterir.  Sonuç olarak yoğunluk hali uzun süre istikrarlı bir şekilde kalmaz ve suyun yağ tarafına geçmesine sebep olur. Bu sonuç kısmen şeffaf pixeller için söz konusudur.</p>
<p>Eğer yansıtıcı özellikte olan beyaz yüzey değiştirilebilir öğeler altında kullanılırsa beyaz pixel ortaya çıkar.  Pixellerin küçük boyutlarda olması nedeniyle kullanıcı sadece yüksek parlaklıkta ve kontrastta değiştirilebilir öğeler elde edilen ve yansıtıcı ekran temelini oluşturan ortalama bir yansımayı deneyimler.</p>
<p>Elektro-wetting temelli ekranlar birçok cazip özelliklere sahiptir. Beyaz ve renkli yansıma arasındaki değişim, video içeriklerinin görüntülenmesinde hız kazandırır.<br />
Düşük voltaj uygulandığında ekranların düz ve zayıf görüntü vermesi ise kaçınılmazdır. Yansıtma ve kontrastlık özelliği diğer yansıtma ekranlarına göre daha iyi sonuçlar vermektedir, aynı zamanda elektronik kağıtlarda da işe yaramaktadır.</p>
<p>Yanısıra, bu teknoloji LCD lere göre 4 kat, gelişmekte olan teknolojilere göre ise 2 kat daha yüksek parlaklık oranına sahiptir. Çok renkli ekranlarda ideal ekran olarak  sunulmaktadır.</p>
<p><strong>Electrofluidic Ekranlar<br />
</strong>Electrofluidic ekranlar Elektrowetting ekranların bir türüdür. Bu ekranlar küçük bir rezervuar içinde sulu pigment yapısının dağılımı şeklinde yer alırlar.  Söz konusu rezervuar &lt;5-10% oranında görüntülenebilen pixellerden oluşur ve bu yüzden de pigmentlerin büyük çoğunluğu görünmez.</p>
<p>Voltaj bu ekran çeşidinde elektro mekanik olarak kullanılır, pigment rezervuardan çekilir ve alt tabakanın arkasında doğrudan bir film şeridi gibi yayılır. Sonuç olarak, alışılagelmiş pigmentlerin kağıda basılmış hali gibi ekran renkli ve parlak görünür. Sıvı yüzey üzerindeki gerilim kaldırıldığında ise  pigment yayılımının rezervuara doğru hızlı bir geri dönüşü gözlenir.</p>
<p><strong>Meryem ARSLAN</strong></p>
<p><strong>Kaynaklar:<br />
</strong><a href="http://www.amazon.com/gp/product/B002Y27P3M/ref=r_kdla_h_i_gl" target="_blank">http://www.amazon.com</a><br />
<a href="http://webtv.sabah.com.tr/webtv/videoizle/silinebilen-ekagit-icat-edildi" target="_blank">http://webtv.sabah.com.tr</a><br />
<a href="http://en.wikipedia.org/" target="_blank">http://en.wikipedia.org</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/10/11/m-arslan-elektronik-kagit-cagi-1/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>C. Aksoy &#124; Steve Jobs’ın Apple Kariyerine Bir Bakış – 2</title>
		<link>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/10/07/c-aksoy-steve-jobs%e2%80%99in-apple-kariyerine-bir-bakis-%e2%80%93-2/</link>
		<comments>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/10/07/c-aksoy-steve-jobs%e2%80%99in-apple-kariyerine-bir-bakis-%e2%80%93-2/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 Oct 2011 11:03:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Blog Admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[İnovasyon ve Girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[apple]]></category>
		<category><![CDATA[inovasyon]]></category>
		<category><![CDATA[steve jobs]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://lab.turkcellpartner.com/blog/?p=3895</guid>
		<description><![CDATA[Macintosh’u tanıttıktan bir yıl sonra, otuzuncu yaş gününde Jobs, uzun ve geniş kapsamlı bir röportaj ile Playboy dergisinde yer aldı. Dergide Jobs hakkında yazılanlar şöyleydi; “Jobs ürünlerini satmak için hiçbir fırsatı kaçırmayan, günün birinde bilgisayarların mutfak gereçleri gibi yaygın olacağından ve telefon veya içten yanmalı motorlar gibi hayatımıza büyük ölçüde etkisi olacağını söyleyen bir devrimci.”
PLAYBOY: [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-3896 alignleft" src="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/10/SJ9.jpg" alt="" width="239" height="151" />Macintosh’u tanıttıktan bir yıl sonra, otuzuncu yaş gününde Jobs, uzun ve geniş kapsamlı bir röportaj ile Playboy dergisinde yer aldı. Dergide Jobs hakkında yazılanlar şöyleydi; “Jobs ürünlerini satmak için hiçbir fırsatı kaçırmayan, günün birinde bilgisayarların mutfak gereçleri gibi yaygın olacağından ve telefon veya içten yanmalı motorlar gibi hayatımıza büyük ölçüde etkisi olacağını söyleyen bir devrimci.”<br />
PLAYBOY: Bilgisayarlarla ilk tanışmanız nasıl oldu?<br />
JOBS: Gördüğüm ilk bilgisayar Hewlett-Packard’taydı. Bizden 10 kişiyi her salı günü çağırırlardı ve bize dersler verip bilgisayarla çalışmamıza izin verirlerdi. İlk gittiğimde sanırım 12 yaşındaydım. O geceyi çok iyi hatırlıyorum. Bize yeni masa üstü bilgisayarlarından birini gösterdiler ve kullanmamıza izin verdiler. Bunlardan bir tane gerçekten çok istiyordum.<br />
PLAYBOY: Sizi onunla ilgili bu kadar heyecanlandıran neydi? Onun potansiyelini sezdiniz mi?<br />
JOBS: Böyle birşey değildi. Sadece çok zarif olduklarını düşündüm ve bir tanesiyle takılmak istedim.</p>
<p><img class="alignright size-full wp-image-3896" src="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/10/SJ10.jpg" alt="" width="238" height="160" />Jobs ve Apple her zaman ayrılmaz bir ikili gibi görünmüş olabilirler, fakat 1985’te Jobs kendini, şirket yetkileri için CEO John Schulley ile mücadele ederken buldu ve çok geçmeden 10 yıl sürecek bir sürgüne gönderildi. Fakat Jobs çok hızlı bir şekilde devam etti. Aynı yıl içinde, Next Bilgisayar’ı kurdu ve bir yıl sonra, başka bir alanda oldukça iyi bir şekilde devam edicek olan Pixar adlı başka bir şirket kurdu.</p>
<p>Jobs yüksek teknoloji endüstrisindeki yerini Next ile yeniden teyit etti. Şirketin Davies Symphony’deki seçkin masa üstü bilgisayarlarını Ekim 1988’de San Fransisko’da tanıttı. William J Hawkins Ocak 1989’da Popüler Bilim hikayesinde Jobs hakkında şunları yazdı; “Salonda toplandık ve Jobs Amerikan girişimciliğini bize en iyi şeklide sundu.”</p>
<p>Next’in finansmanı milyarder H Ross Perot tarafından sağlandı, aynı zamanda Stanford ve Carnegie Mellon Üniversiteleri de destek verdi. Fakat yaratıcı fikirler, Jobs’un mikrobiyoloji üzerine okuması ve biyokimya dalında Nobel ödülü kazanan Paul Berg ile olan iletişiminden ortaya çıktı. Jobs, Davies Hall’daki tanıtımda şu sözleri dile getirdi; “ Bilgisayarlardaki bir sonraki dalgayı tanımlamak için dünyadaki en aykırı ve talep eden bilgisayar kullanıcılarıyla birlikte çalıştık. Bu çalışmadan öğrendiğimiz eğitim seviyesi yüksek kişiler, kişisel bir mainframe istiyorlar.”</p>
<p><img class="alignleft" src="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/10/SJ111.jpg" alt="" />Ağustos 1991’de Jobs ve Microsoft’dan Bill Gates, ‘PC’nin Geleceği’ başlığı altında Fortune Dergisi’nin kapağında yer aldılar (Microsoft Visitor Center Müzesi’nde birkaç yıl önce bir kopyası sergilendi).</p>
<p><img class="alignright" src="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/10/SJ12.jpg" alt="" />Aralık 1996’da Jobs’un Next Computer’ı tarafından geliştirilen Next Software’i Apple firmasının kullanması ve Jobs’un Apple’ın CEO’luğunu yapan Gil Amelio’ya danışmanlık yapması teknoloji dünyasını şaşkına çevirdi. Apple’ın kurucusu çok uzun süre uzak kalamamıştı. Eylül 1997 itibariyle Amelio’nun yerine geçici CEO’luk yapıyordu. Birkaç yıl sonra Ocak 2000’deki Macworld Ticaret şovunda, Jobs, CEO’luk görevini geri aldığını açıkladı. Jobs o sıralar Pixar Animation Studios’un da CEO’luğunu yürütüyordu.</p>
<p><img class="alignleft" src="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/10/SJ13.jpg" alt="" />1997’de Jobs’ın Apple’daki ilk aylarında şirket düşüşteydi. Apple sabit bir karlılık sağlamaya çalışıyordu ve Temmuz 1997’de hisse senetleri 10 yılın en büyük düşüşünü yaşadı. Oracle’dan Larry Ellison şirketi almayı düşündü.</p>
<p>Ve sonra, Microsoft’tan hiç beklenmedik bir yardım geldi. Ağustos 1997’de, Apple Amelio’yu CEO’luğa getirmeyi düşünürken, Bill Gates şirketinin Apple’a 150 milyon dolarlık bir yatırımda bulunacağını bildirdi. Bu yatırımla Microsoft Office, Internet Explorer ve diğer software’lerin Macintosh için verisyonlarını geliştirecekti.</p>
<p><img class="alignright" src="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/10/SJ14.jpg" alt="" />1998’de Jobs, muhtemelen Apple’ın 1990’larda ortaya koyduğu en önemli bilgisayar olan iMac hepsi bir arada dizaynı tanıttı.</p>
<p><img class="alignleft" src="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/10/SJ15.jpg" alt="" />2002’de sahneye çıkan iMac G4 Apple’ın en dikkati çeken dizaynıydı. Apple’ın dizayn gurusu Jonathan Ive CNET’e o zaman için şöyle demişti; “Aslında bunun, orijinal iMac’ten daha az şok edici olduğunu düşünüyorum.”</p>
<p><img class="alignright" src="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/10/SJ16.jpg" alt="" />Nisan 2003’te Apple’ın iTunes Music Store’u, Bob Dylan ve U2’yu da içeren 20 artistin bulunduğu 200,000 bestenin yer aldığı bir liste ile sahneye çıktı.<br />
iTunes şarkıları sadece, OS X işletim sistemi ile çalışan Macs ve iPod’lar için mevcuttu. O yılın ekim ayında, Apple iTunes software ve iTunes Store’un Windows versiyonunu “Hell froze over” sözü altında tanıttı.</p>
<p>Apple Mağazalar zinciri, Mayıs 2001’de ilk mağazaların Virginia ve California’da açılmasının ardından, perakende şatışta adeta bir demirbaş haline geldi. Bu mağazaların en şaşırtıcısı Apple’ın, camdan yapılmış küp şeklinde girişi olan ve en çok satan Manhattan Fifth Ave’deki, mağazasıdır. Jobs bu fotoğrafta, Mayıs 2006’da, dizaynına da katkıda bulunduğu Fifth Ave mağazasının açılışında görülüyor.</p>
<p><img class="alignleft" src="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/10/SJ18.jpg" alt="" width="236" height="138" />Apple iPhone, muhtemelen yüksek teknoloji ve müsteri elektroniği endüstrileri tarihinde en sabırsızlıkla beklenen cihaz olarak, 9 Ocak 2007 Macworld ticaret şovunda, tanıtıldı.<br />
Jobs aynı zamanda Apple Bilgisayar’ın, 30 yıl sonra kendini sadece bir bilgisayar şirketi olarak görmeyeceğini açıkladı ve açıklamasına şöyle devam etti; “Biz bugüne kadar size, Mac, iPod, Apple TV’yi sunduk ve şimdi bunlara iPhone’u da ekliyoruz ve bundan sonra adımızdaki ‘Bilgisayar’ sözcüğünü çıkartıp, adımızı Apple Inc. olarak değiştiriyoruz.”</p>
<p><img class="alignright" src="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/10/SJ19.jpg" alt="" width="179" height="122" />Apple iPad, bilgisayar endüstrisine adeta yeni bir soluk getirdi. Ocak 2010’daki bu fotoğrafta Jobs, tablet bilgisayarı tanıtıyor.</p>
<p><img class="alignleft" src="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/10/SJ20.jpg" alt="" width="210" height="137" />Ocak 2011’de sağlık sorunları nedeniyle izine ayrılan Jobs, durumunun iyiye gitmemesi üzerine Ağustos 2011&#8242;de Apple&#8217;daki görevinden istifa etmişti. Sağlık sorunlarına rağmen Mart ayı başında yapılan iPad 2 tanıtımında hazır bulunan Jobs, etkinliğin kapanışında, Apple’ın ilk yıllarından bugüne kadarki sürece değinen bir sunum yapmış, konuşması esnasında hem Apple&#8217;ın hem de kendisinin felsefesini şu sözlerle özetlemişti; “Apple’ın DNA’sında teknoloji yalın bir şekilde bulunmuyor. Teknoloji, özgür sanat ve insan bilimi ile birleştiği zaman bizi harekete geçiriyor”.</p>
<p><strong>Çeviren:<br />
Ceren AKSOY</strong><a href="http://www.silicon.com/technology/hardware/2011/08/25/photos-steve-jobs-a-look-back-at-the-apple-ceos-career-39747863/" target="_blank">http://www.silicon.com</a></p>
<p>Kaynak:</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/10/07/c-aksoy-steve-jobs%e2%80%99in-apple-kariyerine-bir-bakis-%e2%80%93-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>F. Şerifaki &#8211; D. Kılınç &#124; Y Kuşağı, Yeni Nesil Yeni Beklentiler</title>
		<link>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/09/27/f-serifaki-d-kilinc-y-kusagi-yeni-nesil-yeni-beklentiler/</link>
		<comments>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/09/27/f-serifaki-d-kilinc-y-kusagi-yeni-nesil-yeni-beklentiler/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Sep 2011 13:06:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Blog Admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İş Ortaklarımızdan]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz Kılınç]]></category>
		<category><![CDATA[Fatoş Şerifaki]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[univera]]></category>
		<category><![CDATA[y kuşağı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://lab.turkcellpartner.com/blog/?p=3845</guid>
		<description><![CDATA[İnsan kaynağının üretim faktörü ve maliyet kaynağı olarak görüldüğü anlayış artık çok uzaklarda kaldı. Yeni dünya düzeninde çalışan kalite, müşteri duyarlılığı ve kurumsal etkinlik ve verimlilik için en önemli faktör ve gelir kaynağı olarak işletmelerde fark yaratan değer.
1980-2000 yılları arasında doğup, çok kanallı televizyonlar ve internet ile global dünyada büyümüş, teknoloji dostu Y kuşağı, artık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-3846" src="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/09/UNIVERA_NEW_SOCIAL.png" alt="" width="294" height="187" />İnsan kaynağının üretim faktörü ve maliyet kaynağı olarak görüldüğü anlayış artık çok uzaklarda kaldı. Yeni dünya düzeninde çalışan kalite, müşteri duyarlılığı ve kurumsal etkinlik ve verimlilik için en önemli faktör ve gelir kaynağı olarak işletmelerde fark yaratan değer.</p>
<p>1980-2000 yılları arasında doğup, çok kanallı televizyonlar ve internet ile global dünyada büyümüş, teknoloji dostu Y kuşağı, artık iş hayatının tam ortasında hem çalışan hem de yönetici olarak görev alıyor. TÜİK verilerine göre Türkiye’de yaşayan 73.722.988 kişinin % 35’i bu kuşağa ait. İş hayatında onları doğru anlamak, onların beklenti ve görüşlerini yönetim modellerine dahil edebilmek bireysel ve şirket performanslarına önemli katma değer sağlıyor.<br />
 <br />
Yapılan araştırma ve gözlemler sonucu oluşan bu kuşakla ilgili öne çıkan ve yönetim modellerine dahil edilmesi gereken temel bilgiler şöyle sıralamak mümkün;</p>
<ul>
<li>İş ve özel yaşam dengesini kurabilecekleri bir çalışma hayatı istiyorlar.</li>
<li>Genel olarak hayattan maddi ve manevi beklentileri yüksek, kolay tatmin olmuyorlar.</li>
<li>Teknoloji ve mobil hayat vazgeçilmezleri.</li>
<li>Sosyallik ve arkadaşlık çok önemli.</li>
<li>Sosyal Medya’yı çok aktif şekilde kullanıyorlar.</li>
<li>Yüksek otorite karşısında çok rahatsız oluyorlar.</li>
<li>Yeni yerler görmeyi daha çok seviyorlar.</li>
<li>Kendilerini dünya vatandaşı olarak görüyorlar ve iş hayatından uluslararası tecrübeler bekliyor.</li>
</ul>
<p>Çalışma hayatında ise Y Kuşağı için öncelikli ve değerli kavramlar aşağıdaki gibi;</p>
<ul>
<li>Esnek Çalışma</li>
<li>Hedefler ile yönetim</li>
<li>Anlamlı bir iş yaptığını hissetme</li>
<li>Öğrenme ve gelişime açık yönetim anlayışı</li>
<li>Hem yatay hem de dikey hareket alanı</li>
<li>Farklı öğrenme ve gelişim aktivitelerinin içerisinde yer alabilme</li>
<li>Kolaylıkla teknolojiye ulaşabilme</li>
<li>Sadece maaş değil aynı zamanda güçlü sosyal imkanlar</li>
<li>Sosyal sorumluluk projelerine destek veren ve marka olmuş firma</li>
<li>Mobil hayatı ve web uygulamalarını iş hayatında etkin olarak kullanabilme </li>
</ul>
<p>Y Kuşağı çalışanları yöneticilerinden ise müdür değil koç olmasını istiyorlar ve onlara şu mesajları iletiyorlar;</p>
<ul>
<li>Hedef ve sorumluluklarımı ver ve beni özgür bırak</li>
<li>İşimi yaparken ne yapacağımı değil neden yapacağımı paylaş, bana görevi ver beni izleme</li>
<li>Bir yöneticiden çok koça ihtiyacım var, beni geliştiren ve gelişimimi için yardım eli uzatan bir lidere ihtiyacım var beni destekle</li>
<li>Yöneticime teknolojik imkanları da kullanarak kolaylıkla ulaşabilmeliyim</li>
<li>Açık ve samimi iletişim kurmalıyız.</li>
<li>Emeğimi takdir et ve beni bire bir düzenli, anında ve yapıcı geri bildirimle besle</li>
</ul>
<p>Günümüz iş hayatında Y Kuşağını motive etmek ve performanslarını maksimize etmek için ise;</p>
<ul>
<li>Ekip çalışması ile proje bazlı çalışma imkanları sağlanmalı</li>
<li>Karar alma süreçlerine dahil edilmeli</li>
<li>Mümkün olduğunca hiyerarşi azaltılmalı</li>
<li>Esnek, samimi ve doğal bir yönetim stili belirlenmeli</li>
<li>Yaratıcılık ve yenilikçi fikirler teşvik edilmeli, ödüllendirilmeli</li>
<li>Firmalar sosyal medyayı etkin olarak kullanmalı ve marka yaratmaya öncelik vermeli</li>
<li>Sosyal sorumluluk projeleri desteklenmeli</li>
<li>“Gelişim” en önemli kelime, kariyerlerini net olarak haritalar ile paylaşmalı ve orta vadede uluslararası iş fırsatlarının içerisinde olmalı</li>
<li>İş hayatında etik ve adalet çok önemli bu konularda kendilerini güvende hissetmeliler.</li>
</ul>
<p>Diğer taraftan Y Kuşağı çalışanlarının en çok şikayetçi oldukları konular, dikkatlerini toplamakta zorlanmaları, çabuk dağılmaları ve zamanlarını iyi yönetememeleri olarak karşımıza çıkabiliyor. Çalışanlar hızlı sonuç görmek istedikleri için kimi zaman eleştirel düşünmeden, yani sonuçları hesaplamadan harekete geçebiliyorlar. Ne olursa olsun keyifli, güçlü arkadaşlık ilişkileri ve iş-sosyal yaşamını dengeleyecek bir çalışma ortamı ile gelişimleri ve kariyerleri desteklenen Y kuşağı çalışanları şirketler için başarının anahtarı…</p>
<p><strong>Fatoş Şerifaki<br />
İnsan Kaynakları Yöneticisi<br />
</strong><a href="https://turkcellpartner.com/corporate/Pages/Univera.aspx" target="_blank">Univera Bilgisayar Sistemleri</a></p>
<p><strong>Deniz Kılınç<br />
Yazılım Müdürü<br />
</strong><a href="https://turkcellpartner.com/corporate/Pages/Univera.aspx" target="_blank">Univera Bilgisayar Sistemleri</a></p>
<p><strong>Kaynak:</strong><br />
<a href="http://univera-ng.blogspot.com/2011/09/y-kusag-yeni-nesil-yeni-beklentiler.html" target="_blank">http://univera-ng.blogspot.com</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/09/27/f-serifaki-d-kilinc-y-kusagi-yeni-nesil-yeni-beklentiler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>M. Arslan &#124; Artık Tabletli Olduk, Sınıfları Doldurduk</title>
		<link>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/07/27/m-arslan-artik-tabletli-olduk-siniflari-doldurduk/</link>
		<comments>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/07/27/m-arslan-artik-tabletli-olduk-siniflari-doldurduk/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 Jul 2011 13:22:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Blog Admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnovasyon ve Girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Meryem Arslan]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[tablet]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://lab.turkcellpartner.com/blog/?p=3704</guid>
		<description><![CDATA[“Eğitim şart”  ile başlayan eğitime verilen önemin vurgulanması süreci artık “Eğitimde teknolojinin kullanımı şart” sloganına dönüştü. Ve artık eğitimde gerçekten İnovasyon hedeflenir oldu.
Eğitimde teknolojinin kullanılması hayati öneme sahip. Peki bu alanda neler yapılıyor?
Milli Eğitim  Bakanlığı tarafından yürütülen ve Ulaştırma Bakanlığı tarafından desteklenen milli bir projemiz var. &#8221;Fırsatları Artırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi&#8221; olarak tanımlanan Fatih [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-3705 alignleft" src="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/07/tablet.jpg" alt="" width="250" height="155" />“Eğitim şart”  ile başlayan eğitime verilen önemin vurgulanması süreci artık “Eğitimde teknolojinin kullanımı şart” sloganına dönüştü. Ve artık eğitimde gerçekten İnovasyon hedeflenir oldu.<br />
Eğitimde teknolojinin kullanılması hayati öneme sahip. Peki bu alanda neler yapılıyor?</p>
<p>Milli Eğitim  Bakanlığı tarafından yürütülen ve Ulaştırma Bakanlığı tarafından desteklenen milli bir projemiz var. &#8221;Fırsatları Artırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi&#8221; olarak tanımlanan Fatih Projesi.<br />
Projenin amacı kısaca, 2013 yılı sonuna kadar dersliklere bilgi teknolojileri araçları sağlanarak, bilgi toplumu olma yolunda bilgi teknolojileri destekli öğretimin gerçekleştirilmesini sağlamak, Türkiye&#8217;nin her yerinde öğrencilerin sosyo ekonomik durumu ve şartları ne olursa olsun bilişim teknolojisi olanaklarından yararlanmasını sağlamak.</p>
<p>Fırsatları artırma ve teknolojiyi iyileştirme hareketi olarak tanımlanan projede hedef, bilgi ve iletişim teknolojilerinin eğitim sürecinin temel araçlarından biri olmasını sağlamak ve öğrencilerin, öğretmenlerin bu  teknolojileri etkin kullanımını gerçekleştirmek.</p>
<p>Bu kapsamda, örgün ve yaygın eğitim verilen kurumlarda bilgi ve iletişim teknolojisi altyapısını tamamlanması, öğrencilere bu mekanlarda bilgi ve iletişim teknolojilerini kullanma yetkinliğinin kazandırılması, bilgi ve iletişim teknolojileri destekli öğretim programlarının geliştirilmesi planlanmaktadır.</p>
<p><strong>Fatih Projesi ile okullara internet, tablet, e-kitap verilecek.<br />
</strong>Fatih Projesinden önce Turkcell ve Nişantaşı Meslek Yüksekokulu Türkiye’nin ilk “Akıllı Okul”unu hayata geçirdi. Intelligent Papers ile birlikte geliştirilen Akıllı Okul projesi öğrenci ve öğretmenlerin hayatını çok daha kolaylaştıracak. Daha önce “Başarıya eğlenerek ulaş” sloganıyla yola çıkan okul.com.tr sitesiyle öğrencilere dersler konusunda destek veren Turkcell’in eğitime verdiği destek bu projeyle daha çok öne çıkıyor.</p>
<p>Dijitalleşme yolunda Akıllı Okul Projesiyle nasıl bir devrim yapılmış olacak ?</p>
<p style="PADDING-LEFT: 30px">1- Nişantaşı Meslek Yüksekokulu’nun birinci sınıfında okumaya başlayacak 1000 şanslı öğrenciye ve tüm öğretmenlerine 3G’li akıllı tablet+yazılım dağıtılacak.<br />
2- Turkcell Superonline’ın kuracağı fiber internet altyapısı ile okulun 1.sınıf müfredatı tablet üzerinden takip edilebilecek.<br />
3- Defter-Kitap tarih olacak, belimizi büken çantalar tarih sayfalarında yerini alacak.<br />
4- Artık dersler gerçekten interaktif olacak ve verimlilik artacak, artık öğrenciler derslerini tabletlerden çalışacak.<br />
5- Öğretmenlerin sunumları tabletlere otomatik olarak yükleneceğinden öğrenciler not alıp sorulara cevap verebilecek durumda olacaklar.<br />
6- Sonrasında anket uygulaması ile öğrenciler konuyu anladı mı anlamadı mı anında görülebilecek.<br />
7- Akıllı tahtaya bağlanma imkanı olacağından tek bir tahtada öğrencilerin ortak çalışması sağlanabilecek<br />
8- Artık odana geç ders çalış devri bitmiş oluyor, öğrenciler diledikleri yerde ders çalışabilecek. İşte özgürlük bu…<br />
9- Derslerle ilgili videolara, animasyonlara v.s ulaşabilecek.<br />
10- E-kitaplar ya da defterler üzerine not düşebilecek, bu notları öğretmenle paylaşabileceği gibi bu notlara daha sonra evden de ulaşma imkanı olacak.</p>
<p>Bu projenin uzun vadede daha bir çok faydası olacak, ancak bence en önemli faydası klasik eğitim sisteminden çıkılmış olunması ile birlikte, öğrencilerin beyinlerindeki bir şeyleri üretme, yaratma merkezlerine nüfuz edilmesi. Bu projenin ülke genelinde yaygınlaşması ile birlikte artık inovatif ürünlerde dünya listelerinde ilk sıralarda yer alacağımız kesin.</p>
<p><strong>Meryem ARSLAN</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/07/27/m-arslan-artik-tabletli-olduk-siniflari-doldurduk/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>H. Yamanoğlu &#124; Teknoloji Bülteni</title>
		<link>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/04/19/h-yamanoglu-teknoloji-bulteni-38/</link>
		<comments>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/04/19/h-yamanoglu-teknoloji-bulteni-38/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 19 Apr 2011 11:30:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Blog Admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[apple]]></category>
		<category><![CDATA[ebay]]></category>
		<category><![CDATA[gittigidiyor]]></category>
		<category><![CDATA[mac]]></category>
		<category><![CDATA[microsoft]]></category>
		<category><![CDATA[napster]]></category>
		<category><![CDATA[windows]]></category>
		<category><![CDATA[yahoo]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://lab.turkcellpartner.com/blog/?p=3402</guid>
		<description><![CDATA[Bir bilgisayar dergisi, tarihe geçen 5 yazılım ve web sitesini listelemiş, sizlerle paylaşmak istiyorum:
1-      Mac Osx
İlk adı Macintosh System Software olan bu işletim sistemi, bugünkü MacOSX’in temellerini oluşturdu. Steve Jobs ve ekibi, grafik ara yüzü tasarlarken Xerox Parc’dan ilham almışlardı. Bugün bakıldığında Windows’un karşısındaki en etkili rakip MacOSX diyebiliriz.
2-      Mosaic
Mosaic, Unix, Windows ve Commodore Amiga’da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-3399" src="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/04/313teknoloji1.jpg" alt="" width="150" height="135" />Bir bilgisayar dergisi, tarihe geçen 5 yazılım ve web sitesini listelemiş, sizlerle paylaşmak istiyorum:</p>
<p><strong>1-      Mac Osx<br />
</strong>İlk adı Macintosh System Software olan bu işletim sistemi, bugünkü MacOSX’in temellerini oluşturdu. Steve Jobs ve ekibi, grafik ara yüzü tasarlarken Xerox Parc’dan ilham almışlardı. Bugün bakıldığında Windows’un karşısındaki en etkili rakip MacOSX diyebiliriz.</p>
<p><strong>2-      Mosaic</strong><br />
Mosaic, Unix, Windows ve Commodore Amiga’da yer almayı başaran bir görüntüleyiciydi. Grafikleri de gösterebilen yazılım, sadece text görüntüleyebilen yazılımlara göre oldukça kullanışlıydı.</p>
<p><strong>3-      Windows 3.1</strong><br />
Windows 3.0’daki bir takım hataların düzeltilmesi ve TrueType yazı tiplerinin kullanılması, Windows 3.1’in satışlarını oldukça arttırdı. Zira o yıllarda Windows 3.1, en yaygın kullanılan işletim sistemi haline gelmişti.</p>
<p><strong><img class="alignright" src="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/04/313teknoloji2.jpg" alt="" width="150" height="143" />4-      Napster</strong><br />
Bugünkü P2P paylaşımların atası olarak nitelendirilebilir Napster. Meşhur olduğu 1999 yılında, müzik indirebilmek için belki de tek platformdu ve 70 milyon kayıtlı kullanıcısı vardı. Ancak daha sonra telif sorunlarıyla baş edemedi ve kapatıldı. O günlerde Napster’ın kapatılması çok büyük bir olaydı. Fakat Napster’ın arkasından benzer platformlar ardı ardına sahneye çıkmaya başladı ve Napster’ın yokluğu aranmadı.</p>
<p><strong>5-      Yahoo</strong><br />
Bir gün Google diye bir şirketin gelip de koskoca Yahoo’yu tahtından indirebileceğini kimse düşünmezdi. Tıpkı ICQ’yu yerinden eden MSN gibi. Bir zamanların popüler arama motoru Yahoo, geleceği öngöremediği için zirveyi rakiplerine teslim etmek zorunda kaldı. Şu an halen dünyanın en çok ziyaret edilen 4. Sitesi olmasına karşın, birinciliği Google’a kaptırmış durumda&#8230;</p>
<p><img class="alignleft" src="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/04/313teknoloji3.jpg" alt="" width="150" height="64" />Daha Internet Explorer 9’a alışmamışken Microsoft, Internet Explorer 10 için bir ön-izleme sürümünü beta testerlar için indirmeye sundu. Henüz beta aşamasında bile olmayan bu sürüm geliştiriledursun, Microsoft cephesinden, Windows kullanıcılarını şok edecek bir haber geldi. Internet Explorer 10, Windows Vista’da çalışmayacak! Microsoft, Vista’nın fişini tam anlamıyla çekiyor.</p>
<p><img class="alignright" src="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/04/313teknoloji4.jpg" alt="" width="150" height="50" />Haftanın son haberi Gittigidiyor hakkında. Bir süre önce eBay ile iş ortaklığına giden Gittigidiyor, artık tamamen eBay’e ait. Şirketin %93’ünü satın alan eBay, böylelikle Türkiye’nin en büyük açık arttırma sitesinin de hakim ortağı oldu. Bundan böyle şirket üzerinde Gittigidiyor’un bir hakkı bulunmayacak. %7 hisse ise, şirketin ilk yatırımcısı olan iLab Ventures’ın elinde bulunuyor.</p>
<p><strong>Hakan YAMANOĞLU</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/04/19/h-yamanoglu-teknoloji-bulteni-38/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>M. Arslan &#124; Teknolojinin Altın Çağında mıyız?</title>
		<link>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/04/18/m-arslan-teknolojinin-altin-caginda-miyiz/</link>
		<comments>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/04/18/m-arslan-teknolojinin-altin-caginda-miyiz/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 Apr 2011 11:47:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Blog Admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnovasyon ve Girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[icat]]></category>
		<category><![CDATA[inovasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://lab.turkcellpartner.com/blog/?p=3395</guid>
		<description><![CDATA[Evet, Altın Çağı yaşamayı kim istemez ki ? Yaşadığımız yüzyıla gelene kadar bir çok şey zaten icat edilmiş durumda. Hatta bir çok bilim adamı, düşünür artık bundan sonra icat olmaz derken onları yalanlarcasına Bilgisayar, İnternet beliriverdi birden.
Ve 21. YY adeta preslenmiş bir şekilde birçok icada, inovasyona kucak açtı.
Preslenmiş diyorum çünkü bu yüzyıl birkaç yüzyıla bedel [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-3396" title="-" src="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/04/innovation.jpg" alt="-" width="150" height="188" />Evet, Altın Çağı yaşamayı kim istemez ki ? Yaşadığımız yüzyıla gelene kadar bir çok şey zaten icat edilmiş durumda. Hatta bir çok bilim adamı, düşünür artık bundan sonra icat olmaz derken onları yalanlarcasına Bilgisayar, İnternet beliriverdi birden.</p>
<p>Ve 21. YY adeta preslenmiş bir şekilde birçok icada, inovasyona kucak açtı.</p>
<p>Preslenmiş diyorum çünkü bu yüzyıl birkaç yüzyıla bedel gelişmeleri barındırıyor.</p>
<p>Kendi çağımızda teknolojinin gerisinde kalmaktan korkar hale geldik, teknolojiyi yakından takip edenler için bu sözüm. Her şey o kadar hızla ilerliyor ve yaşamsal adaptasyon yeteneğimiz o denli dinamik hale geldi ki…<br />
İnternet, bilgisayar, smart phonelar olmadan eksiğiz. Tabletleri almazsak hastayız belki de : )</p>
<p>Belki de herkesin anayasa, uluslararası hukuk gibi eşitleyici dsiplinlerinden bağımsız bu kadar eşit olmadık teknoloji huzurunda ne dersiniz?</p>
<p>Önümüzde daha neler var, hangi inovasyonlara kucak açacağız bilinmez. Ama terazinin ağır olan kefesindeyiz, düşünürsek şanslıyız, çünkü beyinlerimiz uçsuz bucaksız teknoloji vadisinde hayatımızı kolaylaştırmak adına yeni kodlar yazıyor, yazdırtıyor.</p>
<p>Belki de insanoğlu hiç bu kadar özgür olmadı, sosyal ağları düşünürsek hiç bu kadar iletişimin top yaptığı bir çağ da olmadı.</p>
<p>Evet teknoloji yaşadığımız çağda, bize fiziksel olarak yardımcı olacak makineleri icat etmenin ötesine geçti, bu makinelere inovasyonu aşılayıp hayatımızı daha da kolaylaştırmanın da bir adım ötesinde artık.</p>
<p>Ve artık teknoloji daha çok beyinlerimize hitap ediyor, duygularımızı şekillendiriyor. Daha çok değişiklik ve daha çok fikir için bizi tetikliyor.</p>
<p>Evet ilk defa biraz daha özgür beyinlerimiz yani şu da yapılabilir mi acaba dediğimizde birkaç zaman sonra fikrin gerçekleşmesi sihirli değnek etkisi değil midir?</p>
<p>Artık teknoloji Altın Çağını yaşattığı bu yüzyılda bize aynen şöyle söylüyor “ DİLE BENDEN NE DİLERSEN”  Yeter ki dileyin…</p>
<p><strong>Meryem ARSLAN</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/04/18/m-arslan-teknolojinin-altin-caginda-miyiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>H. Yamanoğlu &#124; Teknoloji Bülteni</title>
		<link>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/04/04/h-yamanoglu-teknoloji-bulteni-36/</link>
		<comments>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/04/04/h-yamanoglu-teknoloji-bulteni-36/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 Apr 2011 10:34:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Blog Admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[apple]]></category>
		<category><![CDATA[Hakan Yamanoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[jobs]]></category>
		<category><![CDATA[wordpress]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://lab.turkcellpartner.com/blog/?p=3365</guid>
		<description><![CDATA[Steve Jobs her ne kadar pazarlama dehası olsa da bazen o da yanılabiliyor. Hem de en çok para kazandığı iş gruplarından biri hakkında. Geçtiğimiz yıl bir basın toplantısında, akıllı telefonların geleceği ile ilgili bir soru üzerine Jobs: Hummer tipi olarak nitelendirdiği büyük ekranlı telefonların tutmayacağını söylemişti. Ancak yapılan araştırmalar, 4 inch ve üzeri ekrana sahip [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/04/310teknoloji1.jpg" alt="" width="200" height="131" />Steve Jobs her ne kadar pazarlama dehası olsa da bazen o da yanılabiliyor. Hem de en çok para kazandığı iş gruplarından biri hakkında. Geçtiğimiz yıl bir basın toplantısında, akıllı telefonların geleceği ile ilgili bir soru üzerine Jobs: Hummer tipi olarak nitelendirdiği büyük ekranlı telefonların tutmayacağını söylemişti. Ancak yapılan araştırmalar, 4 inch ve üzeri ekrana sahip telefonların, kullanıcılar tarafından yoğun olarak tercih edildiğini ortaya koyuyor.</p>
<p><img class="alignright" src="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/04/310teknoloji2.jpg" alt="" width="150" height="177" />Steve Jobs’ın yanlış tahmini bir yana dursun, Apple bu sıralar çalkalanmaya devam ediyor. Apple’ın çok önemli isimlerinden birisi daha şirket ile yolunu ayırıyor. Apple’a 1997 yılında giren ve adı özellikle Mac OSX işletim sistemi ile birlikte anılan Bertnard Serlet Apple’dan ayrılıyor. Serlet MacOS’un babası olarak anılıyordu. Bu nedenle Apple fanatikleri bu habere üzüleceklerdir. Serlet, bundan böyle ürünlere daha az odaklanıp, tüm enerjisini bilime adamak istiyor.</p>
<p><img class="alignleft" src="http://lab.turkcellpartner.com/blog/wp-content/uploads/2011/04/310teknoloji3.jpg" alt="" width="200" height="53" />Wordpress, tablet dünyasındaki gelişmeleri yakından takip ediyor ve bünyesindeki blogları iPad uyumlu hale getirmek için düğmeye basıyor. Wordpress bünyesinde bulunan yaklaşık 18 milyon blog bundan böyle tamamen iPad ile uyumlu olacak. iPad kullanıcıları Wordpress bloglarını ziyaret ettiğinde, ilgili bloglar otomatik olarak iPad ile uyumlu olarak görüntülenecek. Bu yenilikten faydalanmak isteyen ve Wordpress’i kendi sunucusuna kurarak kullanan kullanıcılar ise bir eklenti ile yardımı ile bloglarını iPad uyumlu hale getirebilecekler.</p>
<p><strong>Hakan YAMANOĞLU</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://lab.turkcellpartner.com/blog/2011/04/04/h-yamanoglu-teknoloji-bulteni-36/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

